|
Eee Artık eyvallah Alman arkadaş,
Düdüğün öttükçe beni hatırla!
Kesin dönüyorum ben yavaş yavaş,
İş gücün bittikçe beni hatırla!
Madem kovdun; gidiyorum bak, hadi,
Hesap et; kim kimin hakkını yedi?
Bu rahatlık size gökten inmedi,
Yan gelip yattıkça beni hatırla!
Bazen düşün; meyve veren dalları,
Yüksek yüksek binaları, yolları,
Fabrikanda ürettiğim malları,
Dünyaya sattıkça beni hatırla!
Ben gelmeden evvel nasıldın, nasıl?
Şimdi kovuyorsun, bitti o fasıl.
Ahte vefâ yok mu, bu mudur usûl?
Yüreğin attıkça beni hatırla!
Şu fabrika yapılırken kimdim ben?
Zor tanırdın, toz-topraktın, kumdum ben,
Temelime gençliğine gömdüm ben,
Bacası tüttükçe beni hatırla!
Saymaya ne gerek, ne de lüzum var.
Neyin varsa onda benim izim var.
Her çorbanda biraz olsun tuzum var.
Buyur ye!.. Tattıkça beni hatırla!
En zorlu işlerin vardı başımda,
Senelerce kâbus gördüm düşümde,
Biraz da sen çalış aynı işimde,
Canına yettikçe beni hatırla!
Lira gibi kuruyup ta oluğu,
Mark`ın bir gün kesilirse soluğu,
Büyük olan balık, küçük balığı,
Sömürüp yuttukça beni hatırla!
Arif bir teşekkür beklerken... Hani?
"Elveda Kollege" çok üzdün beni,
Yine de hoşça kal. Vicdanın seni
Rahatsız ettikçe beni hatırla!
İsterim ki Türk`süz kalsın her yerin,
Evleri baykuşa kiraya verin!
Türk`üm diye vermediğin evlerin,
Örümcek tuttukça beni hatırla!
Yâni sen de yarın ihtiyaç duyup,
Gurbete çıkarsan ülkeni koyup,
Ordakiler sana yabancı deyip,
Kaşını çattıkça beni hatırla!
|