| Önceki başlık :: Sonraki başlık |
| Yazar |
Mesaj |
_JaSmiN_

Grup : Aktif Üye
Mesajlar: 1976
Başlıklar: 111
Kayıt: Feb 16, 2008
Nerden: ! İzMiT !
|
Tarih: Sal Nis 22, 2008 6:20 pm Mesaj konusu: "a$k,SeVgİ,SeNsİzLiK..." üZeRiNe HiKaYeLeR |
|
|
sensizlikle yaşamaya mahkumum. Ne de zor seni sadece rüyalarımda yaşatmak…Benim olmayacağını biliyorum.
Anlatsam sevgimi ,aşkımı karşılıksız kalacağından korkuyorum .Ağzından çıkacak bir “Hayır”cevabı inan ruhumu bedenimden ayıracak.
Yanında gölge olmuştum,sen hiç farkıma varmamıştın. Her sabah yolunu gözler,dersten çıkışını beklerdim. Herkes mutluluğun tadını çıkarırken ben ayrılıkları ezberledim. Oysa ben gözlerine bakıp yüreğine dalmak için neler vermezdim…Hiç bu kadar çaresiz kalmamıştım. Çatlamış dudakların suya muhtaç olduğu gibi ben de sana muhtacım.
Her gece hayaller kurardım. Kurduğum hayallerde bile benim olmazdın. Sabaha kadar uyutmazdın beni. Gece gündüze kavuşurken ben hala sana kavuşamıyordum. Yüreğimi parçaladığın yetmezmiş gibi şimdide beynimi kemiriyorsun. Doğmayı bekleyen güneş gibi bekliyordum seni…Bıkmıştım artık acı çekmekten ve ayrılıkları ezberlemekten. Mutluluğa hasret kalmıştı yüreğim,tam beş yıl olmuştu karşılıksız aşkım başlayalı…
Hiçbir zaman cesaretli olamadım. Yine ben senden habersiz, ben seni sensiz yaşıyorum kardelenim. Yıllar çabuk geçti ben seni hayal bile edemiyorum. Hayalin bile benden uzak…
Geçenlerde gördüm seni, tam iki sene sonra. Yüreğim deli gibi çarptı. Ayakta duracak takatim bile yoktu. Çocuğunu elinde görünce kendimden geçtim. Önce gözlerim nemlendi, sonra usulca dökülüverdi. Kirpiklerimin arasından birkaç damla yaş. Umutlarım bir film şeridi gibi geçiyordu aklımdan. Sanki bir kağıdın yanıp rüzgarla savrulması gibi tüm umutlarım yok oldu. Olsun be kardelenim belki sana sahip olamamıştım ama şunu bilmeni isterim ki, bende yarattığın seni benden kimse koparmaz. _________________
artık siteye fasla girmiyom..Ösleyin lem beni.ßß |
|
| Başa dön |
|
 |
Teşekkürler
|
| Webmaster(22-04, 19:02), Thanks _JaSmiN_ for his/her post |
 |
| Bu mesaja 1 üyemiz teşekkür etti. Gönderene minnettarlar... |
|
|
 |
Cem Yılmaz

Grup : Gönül Çelen
Cinsiyet : Erkek
D.T. : 1973
Nerden : İstanbul
|
Tarih: Sal Nis 22, 2008 6:20 pm Mesaj konusu: RE : "a$k,SeVgİ,SeNsİzLiK..." üZeRiNe HiKaYeLeR |
|
|
|
|
 |
_JaSmiN_

Grup : Aktif Üye
Mesajlar: 1976
Başlıklar: 111
Kayıt: Feb 16, 2008
Nerden: ! İzMiT !
|
Tarih: Sal Nis 22, 2008 6:23 pm Mesaj konusu: |
|
|
Geride kalmakmış zor olan.
Giden otobüsün soğuk camına başını yaslayıp,gözyaşlarını akıtmak değil… Gidenin ardından ağlayarak el sallamakmış zor olan….
Zor olan geleceğin getireceği kaygılarla sıkışan bir yüreği taşımak değilmiş,göğüs kafesinin altında…
Hasretin ateşiyle yanan bir yüreği gözyaşlarının vuslat masalıyla avutmaya çalışmakmış zor olan…
Gittiğin yerin en tenha postanesinden üç beş satırlık iyi haber namesi atmak değilmiş zor olan…
Zor olan her sabah pencerenin önünde postacının gelişine kurmakmış saatleri… Başını alıp,kendini alıp,anıları valize koyup mavilere gitmek değilmiş zor olan… Zor olan herşeye rağmen,kendine rağmen,yaşama rağmen inadına kalmakmış…Gitmemekmiş… Beklendiğini bilmek,beklenmek değilmiş zor olan… Asıl zor olan beklemekmiş…
Ben kolayı seçmişim bu güne kadar…
Şimdi ise en zoru yaşıyorum…
Seni seviyor ve bekliyorum… _________________
artık siteye fasla girmiyom..Ösleyin lem beni.ßß |
|
| Başa dön |
|
 |
_JaSmiN_

Grup : Aktif Üye
Mesajlar: 1976
Başlıklar: 111
Kayıt: Feb 16, 2008
Nerden: ! İzMiT !
|
Tarih: Sal Nis 22, 2008 6:23 pm Mesaj konusu: |
|
|
o gün büyük bir sesle uyandı..hemen pencereye koştu…
şaşırdı çünkü 3 yıl aradan sonra apartmanlarına yeni biri taşınıyordu “yine yaşlıdır ,kafa dengi çocuğu yoktur ” diye düşünerek içeri girdi…Ama yanılmıştı taşınanların 2 tane güzeller güzeli kızı vardı…Hemen büyük olana gözleri dikti…ANCAK kızlardan küçük olanının onun hayatında derin bir etki yapacağını nerden bilebilirdi ki…
aradan 2-3 hafta geçtii kızlarla tanışmak zorundaydı…en azından kendin, öyle hissediyordu…Kızlardan büyük olan çok kopuktu “küçüklerle işim olmaz” diyen tiplerden..Bu durum karşısında ilgi odağı küçük kız oluyordu. bir kaç arkadaş yardımıyla tanışmayı becerdi…
aradan 3 ay geçti.Çocuğun aşkı o kadar büyüktü ki onun uğruna ölmeyi göze alabilirdi…o kızı nasıl seviyorsa bi o kadarda kız onu seviyordu…okullar açıldı yeni arkadaşlar edinildi..aradan yine 2 ay geçti..onun üzerindeki baskı çok artmıştı “liseliyiz,kız çok, boşver onu” arkadaş baskısı,çevre etkisi,gençliğe adım ve lise polemiği o büyük aşkı parçalamaya yetti…
o kızı çok ama çok seviyordu…ayrılmaya karar verdi… aklında hep şu düşünce vardı “ileride onun kalbini kırmak bana acı verir”
kızı önüne çekti herşeyden habersiz etrafa gülücükler saçan ağzından “aşkım ” lafı eksik olmayan o biricik aşkını….kız tm bir şey söyleyecekken çocuk aşkının sözünü kesti ve kararını açıkladı…”AYRILALIM” kız için ve çocuk için herşey donmuştu sanki…öyle bir duyguydu ki ağlamak yanında tarif edilemez şekilde küçük kalırdı…
çocuk dayanamayıp ayağa kalktı ve arkasına bakmadan yürüdü..tam bir iki adım atmıştı ki yere küçük bir şeyin düştüğünü duydu arkasına dönüp baktı düşen şey küçük mavi bir kutuydu…
kız ağlayarak…koşar adımlarla çocuktan uzaklaştı..kız uzaklaşınca çocuk hemen yerdeki düşen kutunun yanına gitti ve kutuyu açtı…kutunun içinde güzel bir bileklik ve bir not vardı notta şöyle yazıyordu “doğum günün kutlu olsun aşkım” çocuk o anda yıkıldı bugün kendisinin doğum günüydü…
Aradan 9 ay geçti kız apartmandan taşınmıştı…ama taşınmalarından tam 8 ay sonra çocuğa bir mektup geldi mektupta şöyle yazıyordu…
sen bu mektubu okurken ben seni izliyor olacam…ama bu sefer kapı komşunuz biricik aşkın olarak değil ayrıldığın günün sabahı kanser olduğunu öğrenip yıkılan ve tek desteği tarafından bir kez daha yerin dibine gömülen bir kız olarak…BEN ÖLDÜM–AŞKIM ÖLDÜ–
şimdi o çocuk hep düşünür durur “neden? neden? neden?” “neden? arkadaşlarına yenik düştü neden? iradesine güvenmedi? neden? korktuuuuu NEDEN??”"
VE HALA DÜŞÜNÜYOR… biliyorum çünkü o çocuk benim……
severek ayrılmak….bile bile ölmek demektir….. _________________
artık siteye fasla girmiyom..Ösleyin lem beni.ßß |
|
| Başa dön |
|
 |
_JaSmiN_

Grup : Aktif Üye
Mesajlar: 1976
Başlıklar: 111
Kayıt: Feb 16, 2008
Nerden: ! İzMiT !
|
Tarih: Sal Nis 22, 2008 6:24 pm Mesaj konusu: |
|
|
Hiç inanmamıştım aşkım, hem de hiçbir zaman inanmamıştım. Beni kendime düşman edip kalbimin bir yarsını söküp alıp gideceğine… Benden başka herkes biliyordu oysa, senin günün birinde beni yarı yolda bırakıp gideceğini.
Şu kahrolası dünyada bir ben vardım zaten sana inanan, güvenen, seven ve her zaman her şartta destek olan. Ama sen sana inanmayanları haklı çıkardın ve beni terk ettin.
Seninle birlikte kurduğum dünyayı yerle bir edip gitmene ne sebep oldu bilmiyorum. Ben yalnızca sana aşık değildim sen benim en iyi dostumdun. Neler yapacaksam danışırdık birbirimize, hayatımızı paylaşırdık. Ağlamaktan korkmazdım. Biliyordum ki ağladığımda sen yanımda olup göz yaşlarımı silerdin. Artık ağlamıyorum bile. Seninle ilgili her hatıra acıtıyor yüreğimi. Gecen gün markette senin o çok sevdiğin acı biberlerden alacaktım . birden aklıma geldin ve ben boğulacağımı sandım. Tıkandım. Nefes alamadım. Ağlayamadım. Patates böreği yemiyorum. Ebru Gündeş’i dinlemiyorum. Bütün resimlerimizi kaldırdım. Kimsenin senin hakkında konuşmasına izin vermiyorum. Ve günde bir paket sigara içiyorum. Hayatta en nefret ettiğin şeyi yapıyorum yani. Artık uzun yıllar yaşamanın pek anlamı yok öyle değil mi?Ne için yaşayacağım ki!
Seninle birlikte hayallerimi de kaybettim ben.Tek katlı bahçeli ve bahçesinde köpekleri olan bir evim olmayacak artık. Domates, biber, sebze yetiştirmeyi de öğrenemeyeceğim. salonumuzun tavanını balıkçı ağıyla süsleyemeyeceğiz.Sana sürpriz yapacaktım,yatak odamızın duvarlarını sana yazdığım aşk mektuplarıyla ve en güzel fotoğraflarımızla süsleyecektim. Bütün hayallerime evime çocuklarımıza, mutlu geleceğimize emin olduğum geleceğimize veda etmek kolay mı olacak sanıyorsun. Seni aramıyorum diye, bu kez peşinden gelmedim diye unuttuğumu zannetme. Her zamankinden daha çok seviyorum seni. Şu an şu saniye uğrunda ölebilecek kadar çok seviyorum. Öfkem de aşkımda dinmek bilmiyor.
Senden sonra ben nasıl yaşarım bilmiyorum, ama senin hep mutlu olmanı isterim. Birlikte geçirdiğimiz yıllar içinde seninle yaşadığım her an özeldi, her anı doyasıya yaşadım. Beni çok mutlu ettin. Zaman içinde kızgınlığım geçince seni hep o güzel günlerimizdeki hatıralarla anacağım. Yıllar sonra ben eğer aklına gelirsem bil ki pencerenin önünde en sevdiğin şarkıyı mırıldanıyorumdur yıldızlara “Dün akşam yine benim yollarıma bakmışsın…” _________________
artık siteye fasla girmiyom..Ösleyin lem beni.ßß |
|
| Başa dön |
|
 |
_JaSmiN_

Grup : Aktif Üye
Mesajlar: 1976
Başlıklar: 111
Kayıt: Feb 16, 2008
Nerden: ! İzMiT !
|
Tarih: Sal Nis 22, 2008 6:25 pm Mesaj konusu: |
|
|
SensizLiğe alısamadım Sevdiğim,aLış deme bana Gücüm yok..
Sensiz uyanamam yeni güne , Sensiz sonLandıramam..Anlamı kaLırmı ki.?MutLu oLabilirmiyim.?GüLebiLirmiyim.?
AğLayabiLirmiyim bi daha.?Hayır,yapamam..HaLen aynaya bakarken seni görüyorsam , yapamam..
Yapmacık hayatLarın tam ortasındayım..Uçuruma sürükLesem kendimi sana bişey oLur , kıyamam .. MutLu hayatLara doğru yürüsem, Seni , yokederim içimde,Dayanamam..Ne yapsam , nası yapsam da senLe beraber yaşasam..
SenLe beraber anLam buLsam , anLamsızLığımı Savursam rüzgara..Düşünüyorum , ama yoL buLamıyorum, Çıkmazdayım..
Korkuyorum sana yakLasmaya..Elimi uzatsam canımı acıtacakmışsın gibi..Bu kadar büyük mü bana oLan nefretin,Bu kadar çabuk mu unuttun beni .?
AnLamıyorum,anLayamıyorum..HaLbuki sen okadar güzeL anLatıyorsun ki vurdumduymazLığınLa…
İçimdeki saf aşkını , senin gün be gün bitirme çabaLarına rağmen , o kadar güzeL yaşıyorum ki…
Biliyorum sen ordasın ve ben seni bitirmedikçe gitmeyeceksin..
Ve bunu biLmek biLe bana hayatın Tüm güzeLLikLerini veriyor Sen bir sözünLe herŞeyi yıksanda..
Ben Beni unuttum be Sevdiğim..BenLiğimi senden sonra kaybettim…SAHi, Ben Kendimi Sende Unuttum , Fark ettinmi.? _________________
artık siteye fasla girmiyom..Ösleyin lem beni.ßß |
|
| Başa dön |
|
 |
_JaSmiN_

Grup : Aktif Üye
Mesajlar: 1976
Başlıklar: 111
Kayıt: Feb 16, 2008
Nerden: ! İzMiT !
|
Tarih: Sal Nis 22, 2008 6:26 pm Mesaj konusu: |
|
|
Bu mektubu onun için yazmıştım ama veremedım.belkı buralarda okuyordur bılmıyorum ama keşke verebılseydım
Sebep Sensin!!
Sen sorgularken beni kafanda, ben gözlerinin içine bakıyordum kuşkuyla.
Bir tek sözün bağlardı beni sana, oysa sen hep susmanın koynunda..
Aşkın içine bir kez girdi mi kuşu, teslim alır bedenleri de.
Sütten çıkmış ak kaşık değildim ama yalanı sokmadım iki kişilik dünyamıza.
O dünya ki, bazen minicik bir odada bazen kentin ortasında şekillendi.
Nasıl da güzeldi. Zaten varsın diye her şey güzeldi ama sen buna inanmadın.
Ah bu sorular… Yaşamak varken sevdayı delice, niye boğarız sorularla?
Nasıl ikna edebilirdim seni?
Ben “aşk” dedikçe sen “hayır” dedin.
Zaten az konuşan sen, olumsuz ne kadar sözcük varsa bulup çıkardın ortaya.
Ben bir şey diyemedim.
Ne kadar zarar vermişim sana meğer…
Nasıl değiştirmişim seni… Oysa hiç böyle düşünmemiştim.
Kimseye zarar vermek istemem ben.
Kimseyi olduğundan farklı bir hale getirmek istemem. Ama öyle oldu işte…
Demek ki gitmelerin zamanı geldi şimdi.
Çocukluğuna sığınır atlatırsın bu acıyı.
Ne anılarımız kalır aklında ne sevda sözlerimiz.
“Rahat değilim” diyordun ya, rahat ol artık.
Gülüşlerini saklaman için bir neden kalmadı.
Tedirginliğinin sebebi de kalktı ortadan.
Gidişim yürekten değil, zorunluluktan.
Sanma bu toy sevdayı başka kimliklere taşırım.
Sanma ki benden sakladığın gülüşlerini yalancı yüzlerde ararım.
Seni de götürürüm yüreğimde. Yokluğunu taşırım.
Bulup bulup kaybettim seni..
Ne yazık ki toz-duman edemedim kuşkularını, ne yazık ki kalamadın bana.
Öpücüğümün kokusu kalacak kapının eşiğinde.
Kokladıkça bizi bir yanlışa mahkum ettiğini anlayacaksın.
seni sevdıgımı sana soyleyemedım ınan ama dayanacak gucum kalmadı senı olesıye sevıyorum
birtanem!!! _________________
artık siteye fasla girmiyom..Ösleyin lem beni.ßß |
|
| Başa dön |
|
 |
_JaSmiN_

Grup : Aktif Üye
Mesajlar: 1976
Başlıklar: 111
Kayıt: Feb 16, 2008
Nerden: ! İzMiT !
|
Tarih: Sal Nis 22, 2008 6:26 pm Mesaj konusu: |
|
|
Çok sevdim seni hemde deliler gibi.. Arkadaşlarıma yapmayın dediğim şeyleri yapacak kadar sevdim seni.İçimdeki sesi beynimdeki her hücreyi susturdun bakışlarınla.Sana bakarken sanki ilk defa pamukşeker yemiş bir çocuk gibiydim.O hiç bitmeyen ağıza buruna yapışan şey gibiydin sende , benim her yerime yapıştın.o kadar sıkı sıkı yapıştın ki ,bende bunu o kadar sevdim ki ,sensizlik sanki hiç olmamıştı.
Şimdi sensizliği yaşıyorum eksik olma…
Düştüm yerlerde sürünüyorum resmen.Herkes sanki üzerime basıp geçiyor , güneş bile aydınlatmıyor beni içimi ısıtmıyor sanki.Gördüğüm şeyler sanki ilizyon gibi demin var şimdi yoklar.Bu kalp hiç atmamış gibi önceden ,kontrol etmek için elimi koyuyorum o kadar yavaş ve isteksiz atıyorki kalbim…Camı açıp haykırasım geliyor sensizliğimi göğe duyar belki biride acır bana diye…Kendime bile acıyamaz hale geldim o kadar yoğundunki sen içimde söküp atması imkansız, şimdi bunu daha iyi anlıyorum.Tek sorunum bunu nasıl kabulleneceğim.Senden nefret edemiyorum.O kadar acizmişim gibi bakıyor ki insanlar, beni dinleyenlerin gözünde görüyorum kendimi ve yinede acıyamıyorum kendime.Uzamış kirli sakalalarıma bakıp onları sıvazlıyorum, sen gittin gideli 2 yıldır o sakalları kesemiyorum, sadece kısaltıyorum nede olsa giderken ellerin deydi onlara.sanki kesersem senden bir parçada onlarla gidecek gibi.İyice deli oldum artık ağlama krizlerine giriyorum hemen koşup aynaya bakıyorum o göz yaşları süzülürken gözlerimden sanki sende süzülecekmişsin gibi geliyor ama olmuyor işte atamıyorum seni içimden…Yaşamayı unuttum galiba bugun uyandıgımda ayakkabımı bile bağlayamadım, 26 yıldır bağladığım o ayakkabıyı bağlayamadım işte, yine ağladım göz yaşlarım bitti artık kuru kuru ağlıyorum.O da ne deme sakın cidden gözümden yaş bile gelmiyo artık.O aldığım nefes boğazıma diziliyor.Hiçbir şey sensiz olmuyor anladım.Hala seviyorum seni gitsende, gelmesende seni görmesemde, duymasamda seviyorum hala ve seveceğim… _________________
artık siteye fasla girmiyom..Ösleyin lem beni.ßß |
|
| Başa dön |
|
 |
_JaSmiN_

Grup : Aktif Üye
Mesajlar: 1976
Başlıklar: 111
Kayıt: Feb 16, 2008
Nerden: ! İzMiT !
|
Tarih: Sal Nis 22, 2008 6:30 pm Mesaj konusu: |
|
|
Sanki şuan yanımdasın sanki benden ayrılmamak üzere hep yanımda kalmak gibi nebiliyim yanımdasın ayrılmamak üzere yanımdasın saçlarına dokunuyorum ömrüm gülüm diyorum elimle yüzüne dokunuyorum dokunmaya kıyamıyorum dokunamadığımsın, kıyamadığımsın uğrana öleceğimsin, canımı yere düşen yaprak gibi ama düşmeden kurtarmaya yetişeceğimsin kurtaracağımsın benim ömrümsün…
Sanki yanımdasın saçlarının kokusunu senin kokunu her nefesimde içimdesin benim benim yanımdasın…
Yanımda olman tek şey istediğim ayrılmamak üzere yanımda böyle kal her mevsim yanımda kal bütün ömür boyunca yanımda kal…
Yanımdasın yalnız değilim, benim yanımdasın hep yanımda kal benim hiç ayrılmayalım hep böyle kalalım, ayrılmayalım ömrümüzün yettiği kadar rabbimizin bize verdiği yaşam boyunca beraber olalım…
Yanımdasın gülüm yanımdasın ömrümün tek önemi olan yanımdasın ve… _________________
artık siteye fasla girmiyom..Ösleyin lem beni.ßß |
|
| Başa dön |
|
 |
_JaSmiN_

Grup : Aktif Üye
Mesajlar: 1976
Başlıklar: 111
Kayıt: Feb 16, 2008
Nerden: ! İzMiT !
|
Tarih: Sal Nis 22, 2008 6:31 pm Mesaj konusu: |
|
|
Sokul Yangınıma Yar
Ruhumuzun son deminde hüznün giysilerini üzerimizden çıkaralım
Sevinçler ekelim ovalara, maviş yelkenlilerle kuş sürülerine karışalım
Özlemlerin külünü denizlere serpelim, gökyüzüne salıncaklar kuralım
Sokul yangınıma yar, közü sönmeyen aşklarla yeni baharları karşılayalım
Zor bir sorunun düşünüşleriyle kanar içimiz yar, dökmeden dinle suskularımı. İstersen kollarımdan çivile, dağlardan çığlar indir, bin bir yerimden parçala. Gözlerine her inişinde yaşların, beni bu dünyadan terki diyar eyler. Bilmelisin ki, nefesinin kutsal esintisiyle bu yürek inadına yaşar. Sensizlik ölümse, özlemin zulümse yürek sızım, neden bu koca çınar varlığının sırılsıklam mevsimlerinde kan ağlar?
Gecenin derin kuyularında zamansız ve arsız bir yangınla dişlenen bedenimin düşlerinde, şimdilerde örgülü saçlı bir kısrak yol alıyor, beni yüreğimin kuytularında bir başıma bırakarak. Ruhumun sol sızısı, sazımın en güzel tınısı, gözlerindeki yanardağ patlamasıyla, küf bağlamış yaralarımı dağlıyor. Divit gözlerinle beni ölümden önceki baharlara salıyor.
Örümcek ağlarına rüzgâr soluğu değer suskun gece yarılarında. Bir kadın titrek alevlere gözlerini düşürür kulaklarındaki ezgilerle. Üşüyen elleriyle yıldızlara bakar bir adam, yüreğindeki şiirlerle. Örümcek rüzgâra çarpar, kadın şarkılara ağlar, adam kadına şiirce akar, aktıkça yüreği kanar. Rüzgâr anıları getirir, gecenin nefesi odaya dolar, yıldız şavkıyla iki beden karanlıkta dansa kalkar.
Titreyen bedeninin sığıntısına kursam sevda çadırımı, çeksem karanlığa kapısını bir an. Ayağına düşse giysilerin gül olup dudağıma amber amber dokunsan. Lale göğsüne yaslanıp, ellerimi boynuna dolasam. Açsam gönlünün hazinelerini sonra, inleyişlerinle sarsılsam. Gelgitlerle ırmak olup, seninle aşkın denizlerine karışsam. Terli gövdende kadınım, yıllar yılı uyusam, öylece ölümsüzlüğe uzansam.
Zilleriyle sarsıldığımız, sonrasında göğsüne yaslandığımız yaşamın dirençli sığıntılarında, en çok anlardan kopunca yüreğimizi dinlemeyiz. Mantık kazanlarında kaynayan her aşa kaşık sallarız da, gönül saklımızdaki hüzünleri en sona saklarız. Döngüsü kendi kabından sıyrılan tuhaf bir lezzet şölenidir sevda, içli bir müziğin nağmelerinde avuntusu zor mırıldanışlarla, ya Mecnun, ya da Leyla oluruz.
Yüreğinin desenlerinde ve gün ağartılarında, sen içimde umutları çoğaltan, en içli şarkılarda bile sesinin ve yüreğinin hışırtılarını içime dolduransın. Sen, ruhunda güneşin tüm renklerini, en karlı dağların dinginliğini taşıyansın. Seni görmeyince, seni işitmeyince, firari düşünüşlerimin gelgitli ovalarında tırnaklarımla yoluyorum sensiz geçmiş günlerimi ve sözcüklerimin deli mermilerini deli akan ırmaklara boşaltıyorum.
Kabarınca denizlerin, sular taşır köpüklerle sahillerime. Rüzgârın yaladığı zülüf saçlarının damıtılmış kokularında şirin bakışlarla gönlümün sultanı oldun sen. Yeşil yüreğinle durmaksızın sallarsın beni aşk salıncağında. Hücrelerimde dolaşan sevginle ruhum özünle büyüyen bir bahar dalı ve ben aşkın dört ikliminde seninle adımlıyorum bu hayatı.
Bir gün, sessiz bir yürüyüşün dirençsiz mektuplarını gözleyeceksin içindeki suskunlukla. Kurgusu bitmemiş şiirlerimi özleyeceksin sevisiz kaldığında. Göğsünün gül bahçelerinde gecelerin soğuk titreyişlerine kapıldığında, içindeki yalınayak aşklarımı izleyeceksin. Gözlerin düşecek uzun yollara, öpülmeye hasret kalmış yerlerini okşayacaksın. Ertelediğimiz tüm günlerin çağrı pusulalarını yırtacak, karanfil kokulu baharlarda rüzgârımı bekleyeceksin.
Kilitli kalmışım gözlerinde işte, tecritlerdeyim yar. Lekesini yüreğinde taşıyan bir aşığım, beni sevginle onar. Çimdikle zamanı, beni açmamış karanfillerin tomurcuğundan çıkar. Yaşanası ilkbaharlarında nereye dönsem yüzümü sen varsın, ruhundaki sevgi şelaleleri aktıkça, beni yüreğinle sar.
Sokul yangınıma şimdi. Ruhumdaki sevinçlerin çılgın saatleriyle seninle bir ömrü karşılayalım. Maviş yelkenli bir gemiyle hırçın dalgalar aşalım, sıra sıra dağlardan aşkın çiçeklerini toplayalım. Yerleş göğsüme, suskun saatlerimiz sona ersin, ağıtlarımız dinsin, yokluğunun hasreti bitsin. Yıldızlar ekelim karanlıklara, künyemizdeki aşkla kuşların çığlıklarının kesilmediği yerlere gidelim bu bahar. _________________
artık siteye fasla girmiyom..Ösleyin lem beni.ßß |
|
| Başa dön |
|
 |
_JaSmiN_

Grup : Aktif Üye
Mesajlar: 1976
Başlıklar: 111
Kayıt: Feb 16, 2008
Nerden: ! İzMiT !
|
Tarih: Sal Nis 22, 2008 6:35 pm Mesaj konusu: |
|
|
İntihar öncesi mektup
daha 17 sinde tanıdım onu.her görüşümde ona olan sevgim çoğalıyordu.sevdiğimi söyleyemedim belki kaybetmekten korkuyordum.ama onun için ölürdüm.tam 1,5 yıl platonik yaşadım aşkımı.her gün görüyor ama konuşmuyorduk.birbirimizi fazla tanımıyorduk.bizim mahallede oturuyordu.bazen evimin önünden geçiyordu.ben ona aşıktım.artık dayanamadım teklif ettim.bana verdiği cvp olmaz benim arkadaşım var dedi.o an yıkılmıştım kendimi bilmez olmuştum.aradan 1 hafta geçtikten sonra arkadaşından haber gönderir telofon numaramı istedi.anlayamadım ama yinede verdim.2 gün sonra telofonumda üst üste çağrılar gelmeye başladı onun olduğunu anlamıştım.sonra herşey olmasını istediğim gibi ilerliyordu sanki yeniden doğmuş gibiydim.ona diğer arkadaşını sordum. benim için ayrılmıştı.o gün anladım ki bir gün benden de ayrılacaktı bunun olmaması için elimden geleni yapacaktım.yaşadığım güzel günler 6 ay sürdü bana yazdığı msj da senden ayrılmak istiyorum beni arama yazmıştı.çünkü başka birisi varmışnasıl olurda beni terk eder diye dşündüm ama oldu o beni terk etti hayat durdu düşünemez oldum çünkü o yoktu bana sarılacak elimi tutacak kişi yoktu acaba bütün kızlarmı böyle yoksa sadece benimkimi?hiç anlayamadım.ondan sonra hayatıma kimseyi sokmadım her günümü o düşünmekle geçirdim.düşünürken onsusluğu unuttum çünkü düşlerimde yaşıyordu.ayrıldığımızdan buyana 2 yıl geçti onu hala unutamadım.bi gün onu gördüm hiç değişmemiş aynıydı.gülüşü,bakışı herşey aynıydı.duydumki oda sevdiğinden ayırlmış.oda mutsuzmuş.daha sonra yine karşılaştık ona tekrar gel desem gelecekti ama diyemem,diyemezdim ben onu içime gömdüm unutmadım onu hiç sevmekten vaz geçmedim.bana çok kötüyüm ben bunu hak edecek ne yaptım diye sordu.bir şey diyemedim çünkü ben onu hala seviyordum ona beni yaşarken öldürdüğünü beni bu hayatta nedensiz bıraktığını söyleyemedim.beni hala düşündüğünü ve sevdiğini söylüyordu inanmadım.ona bundan sonra yanında olmayacağım.olamayacağım istesemde istemesemde.sevdim seni bir zamanlar ,hala seviyorum ve benden sonrada mutlu olmanı istiyorum olurda bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum çünkü bundan sonra kendinden başkası olmayacak yanında sana bakacak ben olmayacağım keşke böyle yaşanmasaydı bazı şeyler keşke döndüre bilsek zamanı geriye senden kalan boşluğu kiminle doldururum bilmiyorum sen hayatıma renk katan sen hayatımdaki nedendin senin istediğin gibi olmadımı?bunu sen istemedinmi? uzun süre bana baktı ve elvada dedi gitti.2 saat sonra intihar ettiğini duydum. o ölmüştü artık o hiç yoktu ben buna dayanamazdım bana ik cümle yazmış elvada aşkım elvada birtanem elvada sevgilim elveda sana.artık yaşamanın hiç bir anlamı kalmadı benim de yanına gitme zamanım gelmişti.elveda hayat elveda geride kalanlar elveda herşeye elveda………………………………BU GERÇEK YAŞANMIŞ BİR HİKAYEDİR.BU HİKAYEYİ YAZAN ŞU AN KARA TOPRAKTADIR.ÖLMEDEN ÖNCE BU HİKAYEYİ YAZIP İNTİHAR ETMİŞTİR.HER OLAY YAŞANMIŞ, GERÇEKTİR.BU HİKAYEYİ SİZİNLE PAYLAŞMAMIN NEDENİ GERÇEK AŞKI BİLMENİZİ İSTEDİM.İKİSİ DE ŞU AN YANYANA YATIYORLAR BEN İKİSİNİNDE ARKADAŞI OLARAK BU HİKAYEYİ SİZİNLE PAYLAŞMAK İSTEDİM. ŞU AN BENİ DUYUYORSANIZ RAHAT UYUYUN BEN SİZİ UNUTMADIM……… _________________
artık siteye fasla girmiyom..Ösleyin lem beni.ßß |
|
| Başa dön |
|
 |
_JaSmiN_

Grup : Aktif Üye
Mesajlar: 1976
Başlıklar: 111
Kayıt: Feb 16, 2008
Nerden: ! İzMiT !
|
Tarih: Sal Nis 22, 2008 6:38 pm Mesaj konusu: |
|
|
Sesine sözüne hasret
Biliyor musun en çok mektuba başlamam gereken hitap şeklinde zorlandım. Bir başlasam sonu gelecekti eminim! Ama sıradan sözcükleri hiç yakıştıramadım sana, yapmacık sözlere konduramadım seni… Sonra sana hiç mektup yazmadığım aklıma geldi, içim burkuldu, canım acıdı…
Bu mektubu sana gurbetten yazıyorum; sesine sözüne hasret, yüzüne hasret, sıcağına hasret gönlümle başlıyorum mektubuma. Seni o kadar çok özledim ki; Meğer hiç bir kucak seninki kadar sıcak değilmiş, hiçbir acı senin yokluğuna bedel değilmiş. Hiç ama hiçbir hasret senin özlemin kadar yakmazmış içimi.
En acısı, dost bildiklerim, yâr seçtiklerim toplanıp bir araya gelseler, senin çeyreğin bile edemezmiş. Bilsen ne zor bunları itiraf etmek kendime ve sana… Gurbet bile gururumu söndüremedi. Hâlâ gururlu, şımarık, kucuk kızınim. Hayır, hayır yavrunum. ‘Ben artık bir genç kızım, başkalarının yanında bana yavrum deme.’ derken bile böyle düşünüyordum inan. Şimdi içten bir seslenişine, Yavrum! hitabına öyle ihtiyacım var ki…
Hatırlıyor musun? İlk yürümeye başladığım anları anlatırken ellerimi bırakmadığın için sana kızdığımı, hırslandığımı ve bir an önce yürümek istediğimi söylerdin. Şimdi sakın bırakma ellerimi, anneciğim. Evimizin yumuşak halıları değil yürüdüğüm yollar, bir düşersem halim yaman. Ellerini, sevgini, duanı, desteğini ve sıcağını hiç esirgeme benden.
Hani küçükken en çok kimi seviyorsun diye sıkıştırıp dururdum seni. Ağzından “Seni!” cevabını alana kadar bırakmazdım eteklerini… Seni abimden, babamdan ve ablalarımdan kıskanırdım. Hâlâ büyüyemedim, hem şimdi daha çok kıskanıyorum. İçindeki sevgiyi ve gözlerindeki derin şefkati yalnız benim için sakla…
Ama yapamazsın degil mi? Ana yüreği dayanmaz… Senin sevgin hepimize yeter, ana olunca ben de anlarım değil mi? Aslında en çok bu huyunu seviyorum. Adaletini ve yufka yürekliliğini, anne şefkatini… Fakat hâlâ babam işe giderken boşalan yatağını en çok benim hak ettiğimi düşünüyorum.
Seni öyle özledim ki!..
Şu bilmem kim tarafından icat edilen telefon bile dindirmiyor içimdeki hasreti. Gurbetin yağmurları, söndürmeye yetmiyor içimde büyüyen ateşi… Beni buralara yollarken, “Daha güçlü ol!” diyordun ya, sana kavuşunca öyle bir sarılacağım ki, gücüme şaşacaksın. Sevgimin gücünü sen de anlayacaksın.
Yılların yükünü çekmiş, yorgun ama dimdik omuzlarını özledim.
Dolaplarımı düzenlerken, eşyalarıma bakıp bakıp ağladığın duyuyorum. Yahut arkadaşlarımla konuşurken gözlerinin dolduğunu… İçim acıyor ama bilsen nasıl seviniyorum. Yokluğuma alışamamış olman, mest ediyor beni…
Puslu gözlüm, dert ortağım! İnan içim içimi yiyiyor, ya bitmezse gurbet geceleri, ya geçmezse hasret saatleri, ya vuslat ateşiyle bindiğim mavi tren getirmezse beni… Uzar da yollar kavuşamazsam sana, ya özlem alışkanlık olur da unutursan beni.
Ama beni unutmaman için hep dağınık bırakacağım odamı. Söylene söylene toplarken, yine gözyaşların ıslatacak eşyalarımı. Babam yine dalga geçecek, anlatacak bir bir ağladığını. Ya ben…
Arkadaşlarım çınlatacak odamın duvarlarını, hep anne kokan ilâhilerle… Güçlü ol demiştin ya, ben de yorganı çekmeden başıma hiç ama hiç ağlamayacağım. Ama sonra, Allah ne verdiyse…
Anneciğim! Gözyaşlarım söndüremez içimde yanan ateşi… Çünkü yokluğun, bilmem kaç nüfuslu şu kocaman şehirde kendini yapayalnız hissetmek gibi, imkânsız bir şeyi diz çöküp de Yaradan’dan dilemek gibi.. En azaplı günahlardan sonra sızlayan vicdanım gibi…
Gül kokulum, puslu gözlüm!
Sakin sensiz, sevgisiz ve duasız bırakma beni… Sevgilerle… Beş parmaktan biri… _________________
artık siteye fasla girmiyom..Ösleyin lem beni.ßß |
|
| Başa dön |
|
 |
_JaSmiN_

Grup : Aktif Üye
Mesajlar: 1976
Başlıklar: 111
Kayıt: Feb 16, 2008
Nerden: ! İzMiT !
|
Tarih: Sal Nis 22, 2008 6:50 pm Mesaj konusu: |
|
|
Sen baharın yağmurla getirdiği özlemdin içimdeki, sen çiğ tanesi kadar saf ve ne olduğunu asla anlayamadığım yanımdın benim ve denize düşüp de ıslanmaktan korkutan bir savaştın yüreğimde…
Özlemini her gece koynumda hissettiğim ve hiçbir zaman seni sevmekten vazgeçmediğim için özeldin. Sonra gözlerle yüzüme baktığında ya da her kavga edişimizde fırtınalar kopardı yüreğimde, sen hiç bilmezdin. Benim susuşum senin kaçışını desteklerdi belki de. Belki de gerçekten söyleyemediğim sözlerle doldu kalbim ve sen her seferinde gün batışını anımsattın bana, onun kadar güzel onun kadar huzur verici. Aslında hem onun kadar uzaktın bana hem de yakınımda hissettim seni, uzanıp tutacak kadar yakınımda.
Uzaktan sevmeyi hiç sevmiyordum ama uzaktan sevmek zorundayım. Kimse bilmemeliydi seni sevdiğimi , sonra kopup giderdin benden, arkadaş bile kalmazdın bilirdim. Bir sevdiğin vardı konuşurlarken duymuştum. Sonrada sen anlattın bana sevgilini. Hiç görmediğim birinden nefret ettim onu sevdiğin için. Ve sonra dayanamaz oldu gönlüm bu ağırlığa. Seni görmekten acımaya kanamaya başladı. Tükeniş başladı benim için ömrümün baharında.
Çok tatlıydın o gülen koskoca gözlerinle rüyalarımda gördüm seni. Kumsalda dolaştığımızı, ay ışığında dans ettiğimizi gördüm ve her gerçeğe dönüşümde hayaller biraz daha uzaklaşmaya başladı benden. Artık biliyordum seni benden ayıracak hiçbir şey kalmamıştı. Yüreğimden seni söküp atacak hiçbir güç bulamadım.
Bir sonbahardı hatırlıyorum. Sararmış yapraklar caddelerde telaşlı insanlarla doluydu ve ben ilk kez hatırlıyordum yaşamanın ne demek olduğunu. Kuşların öttüğünü fark ettim ve denizin mavi olduğunu ve dünyanın senin etrafın altında dönmediğini. Hala seni seviyorum, hala seni görüşümde yüreğim kanatlanıp uçacakmış gibi hissediyorum. Ama artık biliyorum aşk tek kişilikte yaşanabilir ve zaten sen bunu anladığım günden beri daha yakınsın bana. Belki de beklediğim buydu güvenmemdi kendime. Şimdi her şeyi fark ederek yaşıyorum ve her şeyin tadına varıyorum ama hala bir yerim eksik biliyorsun. Ama bende biliyorum ki hiçbir şey eksik kalamaz. Elmanın bile iki ayrısı vardır ve benim eksik tarafım sensin. _________________
artık siteye fasla girmiyom..Ösleyin lem beni.ßß |
|
| Başa dön |
|
 |
_JaSmiN_

Grup : Aktif Üye
Mesajlar: 1976
Başlıklar: 111
Kayıt: Feb 16, 2008
Nerden: ! İzMiT !
|
Tarih: Sal Nis 22, 2008 6:51 pm Mesaj konusu: |
|
|
Hep özlediğim, beklediğim aşkın böyle aniden kapımı çalıvereceğini, izin almadan yüreğimde bir köşeye yerleşeceğini hiç düşünmememiştim. Göz göze geldiğimiz anda. Başımdan aşağıya buzlu su dökülmüş gibi hissettim.
Bakışları içimi titretti, bilmediğim, tanımadığım bir dünyanın kapıları açılıverdi önümde… Kimde, neydi, hangi sınıfta öğrenciydi, daha önce onu görmemiştim. Bütün gün bu sorularla boğuştum. İlk şoku atlatıp kendime geldiğimde okulda onu aramaya başladım. Gerçeği öğrenmem hiç zor olmadı tabii ki! Suratıma tokat gibi çarpan gerçeği…
O okulumuzda yeni görev yapmaya başlamış bir öğretmendi çok genç olduğu için öğrencilerden ayırt etmek mümkün değildi. Böyle şeyler yalnız filmler de olur sanırdım. Oysa ben sırılsıklam aşık olmuştum. Gözleri başımı döndürecek kadar güzel olan yalnızca adını ve öğretmen olduğunu bildiğim biri, kısacık bir zamanda hayatımı değiştirivermişti.
Ona aşık olmam benim suçum muydu? İnsan hesap kitap yaparak aşık olmazdı ki? Tamam itiraf etmeliyim, ben pek normal biri değilim. Başkalarına göre farklı yanlarım çok., özellikle de aşk söz konusuysa hiçbir zaman sıradan biri olmadım ama bu kez tamamen kaderdi. Sonunda ona söylemeye karar verdim. Madem aşık olacak kadar cesaretliydim, söyleyecek kadar da cesaretli olmalıydım.
Söyledim. Şaşkınlığımı ifade edecek sözleri şu an ben bulamıyorum. Düşün bir kez, çat kapı bir öğrenci geliyor ve ‘’ ben sizi gördüğüm ilk andan beri seviyorum’’ diyor. Ne hissedersiniz bilemem ancak o bana karşı çok olgun, anlayışlı davrandı. Yaptığım çocukluklarla hayatını cehenneme çevirdiğim halde sevgiyle yaklaştı.. incitmemek için çok uğraş verdiğini şimdi anlıyorum oysa o zamanlar çok incitmiştim. Bir gün bana hak vereceksin demişti evet onu anlıyorum ve hak veriyorum. En doğrusunu yaptı. Zaman belki çılgın aşkımı bitirdi. Ama ona olan saygım ve sevgim sonsuza kadar sürecek _________________
artık siteye fasla girmiyom..Ösleyin lem beni.ßß |
|
| Başa dön |
|
 |
_JaSmiN_

Grup : Aktif Üye
Mesajlar: 1976
Başlıklar: 111
Kayıt: Feb 16, 2008
Nerden: ! İzMiT !
|
Tarih: Sal Nis 22, 2008 6:52 pm Mesaj konusu: |
|
|
Yarım kalan bir besteyi tamamladım bu gece
Ve hiç dinmeyen bir sızıyı kapatmaya çalıştım,
Beceremedim.
Kalbim zayıftı sanırım ve ruhum toz bulutlarına dönüşmüştü.
Sessizce bir çığlık attım sadece gökyüzünde ve acılı ruhlarda duyulan
Sustum yine, belki de bu benim son susuşumdu ve bir daha
Hiç konuşmayışım…
Senin kokundu benim her şeyimi erteleyişim olan şimdi o da yok.
Bir sabah aynaya baktığımda NEDEN dedim, neden bıraktım ben onu
Hem de her şeyin tam doruğuna gelmişken
Susuyorum işte yine ne adımı an artık ne de kalbimi acıt.
Ve sana verdiklerimi de geri ver bana…
Ama her şeyden önce kalbimi istiyorum.
Taşlaşmış ruhuna sor nereye koydun onu…
Gözlerimden gelen yaşlar kan oldu süzüldüler avuçlarıma
Ağlamıyorum sevgilim ağlamıyorum korkma.
Sadece üzülüyorum kırık oyuncak gibi atılmış duygularıma
Ağlamadan ve sızlamadan başım dik yürüyorum şimdi uzaklara, çok uzaklara
Hayat soruyorum sana nereye saklıyorsun kırgın mutsuzluğumu
Çok geçmeden ver bana
Ver ki; biraz daha öleyim, ver ki; biraz daha körelteyim kalbimin diğer yarısını da…
Kedim bile terk etti beni, sokaklara vurdum kendimi.
Ve yalnızlığımı sadece sokak kedileri biliyor.
Gözlerimin içine bakarak onlarda yaş döküyor bana
Her sabah pencereme gelen kuşlar gelmez oldu ve artık
Seninle uyandığım masmavi gökyüzü simsiyah bana…
Eğer bir gün aklına gelirsem kalbini aç orada bir gözyaşı daha bıraktım sana… _________________
artık siteye fasla girmiyom..Ösleyin lem beni.ßß |
|
| Başa dön |
|
 |
_JaSmiN_

Grup : Aktif Üye
Mesajlar: 1976
Başlıklar: 111
Kayıt: Feb 16, 2008
Nerden: ! İzMiT !
|
Tarih: Sal Nis 22, 2008 6:52 pm Mesaj konusu: |
|
|
Dün gece yine seni düşündüm
her zaman ki gibi
geçtiğimiz yaz aylarını düşündüm
hasretin sevginle birleşti gözyaşı olarak döndü bana.
Sensizliğine bürünmüş dünyamda
kendi egemenliğimi kurmaya çalışıyordum
tam kendim için bir şeyler yapacaktım ki
tekrar geldi hiç gözümün önünden gitmeyen
gözlerin.
Sandığın içinden fotoğraflarımızı buldum
sanki sensizliği tadacakmışım gibi sarılmışım sana
yüzüm gülüyor. Mutluyum!
Artık dayanamıyorum sensizliğe.
Acı veriyor fotoğraflarınla yaşamak bana
belki de aşkımızın kayan bir yıldız kadar.
Çabuk parlayıp söndüğünü bilmek yıpratıyor bedenimi
artık ben eski ben değilim. Mutlu olamıyorum eskisi gibi
bedenim susuz kaldı ne kadar içsem de daha kalacak.
Çünkü ben suya değil benim için daha da önemli olan sana,
senin sevgine susadım. Tam sevdanın rengini bulmuştum ki
gökteki yıldızımız kaydı. İlişkimizin başladığı gün bir fidan
dikmiştik ve söz vermiştik birbirimize sevgi ile büyütecektik diye.
Şimdi o ağaca kim bakacak sevgisiz kalıp sonsuzun derinliğine mi
kapılacak benim gibi çünkü ben sensiz karanlığın içinde kaybolmuş
gibiyim tek ışığım sendin yok olup gittin.
Artık kendi içimde 4 mevsim kış yaşıyorum çünkü yazım ve baharlarım beni
terk etti.
Bende artık yalnız içiyorum senin sevdiğin şarabı. Aynaları da kaldırdım
artık sevmiyorum onları.
Bana iyi bir yüz vermiyorlar baktığımda. Bahçemdeki kuşlar da sustu
artık aşkımızı şarkılara vurmuyorlar. Ne olur geri dön artık bebeğim
hayatımı artık siyah beyaz yaşamak istemiyorum… _________________
artık siteye fasla girmiyom..Ösleyin lem beni.ßß |
|
| Başa dön |
|
 |
_JaSmiN_

Grup : Aktif Üye
Mesajlar: 1976
Başlıklar: 111
Kayıt: Feb 16, 2008
Nerden: ! İzMiT !
|
Tarih: Sal Nis 22, 2008 7:03 pm Mesaj konusu: |
|
|
Dağların arasında, ahşap bir ev. Çift katlı, tahta kokan..
Güzel ve bir o kadarda büyük bir bahçesi.. Üzerine çiğ düşmüş parlak çimlerle örtülü bir bahçe
Güneş, günü boyamak için doğmak üzere. Gökyüzü turuncu bir renge sahip, bulutlarla birlikte..
Alt katta veranda da oturuyorum sessizce.
Etrafı; üzerinde kıymık dolu, derme çatma, tahtadan çitler ile örülü küçük bir çiflik hemen yanda ki. İçerisinde annelik duygusunu yeni tadan bir at. belki yanında birkaç domuz. Ve atın yeni doğmuş kızı, adı umut.
Havada ayaz var. Uluma sesleri, kulağımı tatlı tatlı tırmalıyor.. Uzaklardan bir yerlerden ama duyabildiğim bir tonda “dying in the sun” çalıyor.. Üzerimdeyse kolları bana uzun gelen ince bir mont.. Ön cebimde gümüş saatim, bana şans getirdiğime yeşil taşım.. ve geçmişin anısı..
Kollarım birbirine bağlı, gözlerimse beni terk edercesine, ileride küçük bir noktaya dalmışlar. Düşünceli gibi gözüken ama mutlu adamı oynuyorum bu hayatımın en büyük! ve son perdesinde.. tenim ise hala sana aşık ve sürekli seni hissetmek istiyor..
Sağ tarafımda sarhoş etmeyecek kadar hafif alkollü vodkam, diğer yanımda sen ve üzerine üşümemen için örttüğüm battaniyemiz. Şu çoçukluğumuz tuttuğunda karda kış oynadığımız battaniye..
Senin başın benim omzumda, benim başım çoktan pes etmiş bir şekilde sana dayalı sanki sensiz yapamazmış gibi.. Ahşap sandelyelerimiz o ayazda sıcacık.. Sevgimizden olsa gerek.. Sense sızmışsın tatlı tatlı, çoktan uykuya yenik düşmüşsün..
Sağ elin, birbirine girmiş kollarımın arasında.. Sol kolumun yanında.. Sol elimin tek parmağında, o daha yeni doğan turuncu güneşi, kar tutmuş dağın bir köşesine yansıtan gümüş bir sadıklık tasması..
Kalbinse, kalbimle. Kalbimse, kalbinle.. İkiside hayata karşı yorgun ama ikiside yan yana..
Hiç ayrılmayacakçasına… _________________
artık siteye fasla girmiyom..Ösleyin lem beni.ßß |
|
| Başa dön |
|
 |
_JaSmiN_

Grup : Aktif Üye
Mesajlar: 1976
Başlıklar: 111
Kayıt: Feb 16, 2008
Nerden: ! İzMiT !
|
Tarih: Sal Nis 22, 2008 7:11 pm Mesaj konusu: |
|
|
Bir zamanlar, bütün duyguların üzerinde yaşadığı bir ada varmış:
Mutluluk, Üzüntü, Bilgi ve tüm diğerleri, Aşk dahil.
Bir gün, adanın batmakta olduğu duygulara haber verilmiş.
Bunun üzerine hepsi adayı terk etmek için sandallarını hazırlamışlar.
Aşk, adada en sona kalan duygu olmuş,
çünkü mümkün olan en son ana kadar beklemek istemiş.
Ada neredeyse battığı zaman,
Aşk yardım istemeye karar vermiş.
v Zenginlik, çok büyük bir teknenin içinde geçmekteymiş.
Aşk, “Zenginlik, beni de yanına alır mısın ?” diye sormuş.
Zenginlik, “Hayır, alamam.
Teknemde çok fazla altın ve gümüş var, senin için yer yok.” demiş.
Aşk, çok güzel bir yelkenlinin içindeki Kibir ‘den yardım istemiş.
“Kibir, lütfen bana yardım et !”
“Sana yardım edemem, Aşk.
Sırılsıklamsın ve yelkenlimi mahvedebilirsin.”
diye cevap vermiş Kibir.
Üzüntü yakınlardaymış ve Aşk yardım istemiş:
“Üzüntü, seninle geleyim.”
“Of, Aşk, o kadar üzgünüm ki, yalnız kalmaya ihtiyacım var.”
Mutluluk da Aşk’ın yanından geçmiş;
ama o kadar mutluymuş ki Aşk’ın çağrısını duymamış.
Aşk, birden bir ses duymuş. ”
Gel Aşk! Seni yanıma alacağım…”
Bu Aşk’tan daha yaşlıca birisiymiş.
Aşk o kadar şanslı ve mutlu hissetmiş ki,
onu yanına alanın kim olduğunu öğrenmeyi akıl edememiş.
Yeni bir kara parçasına vardıklarında,
Aşk ‘a yardım eden yoluna devam etmiş.
Ona ne kadar borçlu olduğunu fark eden Aşk,
Bilgi ‘ye sormuş: “Bana yardım eden kimdi?”
“O, Zaman ‘dı” diye cevap vermiş Bilgi.
“Zaman mı? Neden bana yardım etti ki?” diye sormuş Aşk.
Bilgi gülümsemiş:
“Çünkü sadece Zaman Aşk’ın ne kadar büyük olduğunu anlayabilir…” _________________
artık siteye fasla girmiyom..Ösleyin lem beni.ßß |
|
| Başa dön |
|
 |
_JaSmiN_

Grup : Aktif Üye
Mesajlar: 1976
Başlıklar: 111
Kayıt: Feb 16, 2008
Nerden: ! İzMiT !
|
Tarih: Çrş Nis 23, 2008 4:47 pm Mesaj konusu: |
|
|
Bir zamanlar 13 yaşlarında olan iki çocuk vardı… Bunlar aynı sınıfları paylaşırlardı… Erkek çocuk sınıfında ki genç kıza vurulmuştu ama asla söyleyemiyordu..Çünkü genç kız çok popülerdi okulda herkes ona yazardı ve çocuk reddedilmekten korkardı..Kız ise yaşının verdiği doğası gereği kendinden büyüklere aşık olup dururdu, sınıfında o kadar çok kişi kendine teklif etmişdi ki,(onu deli gibi seven aşık çocuk hariç)..artık sıkılmıştı… Aşık çocuk her yolu denemişti, her gün gelip kıza “senin kadar güzel gözleri olan birisi ile tanışdırabilirmisin beni” derdi. Kız gülüp geçerdi..Her akşam eve giderken Metin şekerlemenin önünde görürdü çocuğu kız ama çok da önemsemezdi..Bir gün bile anlayamadı, çünkü aklında başkaları vardı, Deken 3 yıl su gibi akıp geçti ve mezun olma günü geldi..Kız her arkadaşına hatıra yazdırıyordu. Sınıfında kendine aşık olan çocuğa da yazdırdı. Ama çocuğun bi şartı vardı, “ben yazarken yanımda durma ve sakın burda değil evde oku” dedi, kız kabul etti, çocuk yazdı ve kız sözünü tutup evde okudu satırları.. Satırlarda: “Biliyorum bu gün okulun son günü ve ben daha fazla içimde tutamıycam 3 yıl boyunca hep seni sevdim ve hep seveceğim, sakın bana kızma, bana küsme ama benim sevgim gelip geçici değil sonsuza kadar..” kız bu satırları okuyunca gözleri doldu ve bir an başına sanki biyerden taş geldi ve yüreğinin yandığını hisetti, hemde hayatında ilk kez..! Bir şeyler yapmalıydı, farkında olmadan aslında o da çocuğun sempatik, sevimli ve kocaman iri yeşil gözlerine alıştığını ve vazgeçemeyeceğini anlamıştı. çok güzel günler ve anlar geçirmişdi çocukla, bi keresinde annelerine şaka yapıp okuldan arayıp”anne biz kaçırıldık” diye şaka yapmışlardı ve çocuğun annesi gerçek sanıp polisi, hastaneleri arayıp ağlaya ağlaya okula gelmişti. Öğretmenleri her ikisinide tahtaya çıkarıp kızmışdı ama çocuk suu üslenip kızı kurtarmıştı. tüm o anlar aklına geldi ve yeni anladı çocuğun doğruyu söylediğini.. Telefonu eline aldı, derin bi nefes alarak, telefona çocuk çıktı, bir an için heyecana kapıldı, Ağzından kelimeler şöyle döküldü:” nasılsın, umarım iyisin sana kızmadım” dedi, çocuk:”iyi değilim sağol kızmadığın için ama biz bu gün G.antep’den taşınıyoruz ve Mersin’e yerleşiyoruz” dedi.Kız şoktaydı, ne diyeceğini şaşırdı gerçek hislerini söyleyemeden dedi ki “üzülme! orası güzel biyer oraya da alışırsın, iyi yolculuklar” dedi ve kapattı hüzünle. İçine gömdü aşkını ayrı memleketlerde hasretlik çekerek olmayacağını biliyordu ve daha fazla çocuğu üzmeyi istemedi..Evet artık günler geçiyordu ve kız unutmaya başlamıştı, şöyle böyle derken aradan tam 3 yıl geçmişti, lise bitmiş, Öss sınavına girip çıkmışdı kız. Çok bunaldığı için Adanada okuyan kuzeninin yanına tatile gider. Çarşıda alışveriş yaparken kuzeniyle, Adanın o yoğun sıcağından söylenir kız, o sırada önünden geçtiği tatlıcının içinde eski okula
arkadaşı gizli aşkının ounun sesini duyduğını farkedemeden… Kız söylenirken, çocuk bir anda tatlıcıdn fırlar ”
evet bu o, o evet o “diye,aslında duyduğu kızın sadece sesdi ama hiç dişmemişdi emindi çocuk duaları kabul olmuştu.çıktı dışarı arkadan gördü kız ve bacaklarının titrediğini hissetti, nasıl olurdu, imkansızdı bu! Arkasından koşup seslenmek istedi ama cesaret edemedi..Kız çocuktan habersizkalabalıkta kaybolup gitti.. Çocuk o günden her gün Allaha dua etmeye başladı.”lütfen bi şans daha bir kere daha göreyim, bu sefer konuşucam”der ve aradan 1 ay geçer. kız tekrardan G.antebe çoktan dönmüştü bile, sıkıntıdan o dönemler yeni yeni duyulan icq ve chat merakı sarar kızı. sıkıntıdan girip her önüne gelen ile chat yapmaya başlar. O zamanlar bir teoman hayranı olduğu için teoman linki olan biriyle konuşmaya başlar.. Kız çok büyük keyif alır karşısındaki işiden, çünkü ilk defa biri ona cinsiyetini ve yaşını sormadan onunla dertleşmeye başlamıştır. İlk gün birbibrlerine kim olduklarını bile sormadan ertesi gün için tekrar randevulaşırlar. İkinci gün artık kız sorar “nerelisin “, karşısında ki kişi “Adana” der cinziyetlerinin hala ne olduğunu bilmiyorlardı.Kız ben “antepliyim” deyince, karşısında ki ” ben antepde 6 yıl yaşadım çok severim orayı, çk sevdiğim ve unutamadığım arkadaşlarım vardır” der, kız sorar kaç yaşındasın diye, çocuk bir anda 18 deyince kıza bir anda anlamsız bir heyecan gelir. çünkü aynı yaşlardadırlar. kız hemen sorar “hangi okullarda okudun” diye, duyduğu cevap karşısında içinden bir ses evet bu o diyordu, hemen sorar kız senin adın “Çağlar B… mı?” çocuk şaşırır,”nerden bildin sen kimsin?” kız: “bil bakalım ben kimim senin ortaokuldan sınıf arkadaşınım”der, çocuk kızın cinsiyetini bilmediği için tüm erkek arkadaşlarının ismini sayar, kız” ben senin kız arkadaşınım erkek değil” der. çağlar çok ilginç bir cevap verir:” bak oğlum kenan oyunun şakası değil,biliyorum sensin o adı asla söylemem ben onu kalbime gömdüm biliyosun asla net ortamında adını anmam” kız bunları okuyunca kaygıya düşer kendinden mi yoksa başkasından mı bahsettiğnden emin değildir ve derki: “demek çabuk unutuldum peki öyle olsun ama eğer hatırlarsan ben buket” der çağlardan bi süre cevap gelmez.Buket çok üzülür gerçekten unutulmuşum der. çağlar 15 dk sonra cevap verir :” şu anda şoktayım ve ekranın içine girdim, hala kendimde değilim ama sen olduğundan emin olmam için bir sorum var, eğer sensen 2 temmuzda nerdeydin”der.Buket bu soruya anlam veremez ve düşünür, hesapalar ve cevap verir
“Adana’da kuzenimin yanındaydım” çocuktan yine cevap gelmez, 5 dk sonra çağlar” inanamıyorum sensin ben seni adana’da gördüm peşinden takip ettim bi süre ama sonra cesaret edemedim, Allaha her gün yalvardım ve dualarım kabul oldu”, Buket çok şaşırır, ve çok duygulanır bir anda gözlerinden yaşlar akmaya başlar,çünkü çok kötü bir lise hayatı geçirmişdi, dost diye bildiği insanlar arkasından vurmuşdu, hayatda gerçek sevgiden zerre bile kalmadığını düşünürken bu sözler ona ilaç gibi gelmişti. hala inanamıyordu. Çağlar:” Nasılsın seni görmeyi çok isterim, 3 yıldır aklımdan çıkmadın, evet başkalrı oldu hayatımda ama hiç biri sen değildin, buradaki tüm arkadaşlarım tanırlar seni, hep seni anlatırım onlara, okul çıkışında metin şekerlemeye (arkadaşınındı orası)koşa koşa gidip saçımı tarayıp, caddeye çıkıp senin gelmeni beklediğimi.Bir gün bile beni farketmeden arkandan hüzünle ,salına salına yürümene, omuzuna attığın çantana (siyahtı unutmadım),güneşten açılmış kahverengi üzerine sarı tellerine hayranlıkla baktığımı, keşke bi dönse ve iyi akşamlar çağlar dese ela ve iri gözleriyle gözüme baksa dediğimi ama bunun hiç olmadığını anlatırdım onlara”…Buket çok şaşırmışdı bir anda ne kadar aptal olduğunu farketti. gerçeği söyleğemedi, evet seni farkettim ama dönüp bakadım diyemedi.Eski günlerden bol bol konuştular..Kız artık duygularını itiraf etmişdi çocuğa, konuşurlarken zamanın nasıl geçtiğin farkedemdiler ve her ikisininde aklına birbirlerinin telefon numaralarını alma gelmedi.Kız tam soruyordu ki elektirikler kesilmişdi.Buket inanamıyordu yıllardı aradığı aşkı buluşken kaybetmişdi.. İnatla her gün aradı onu icq da, çağlarda onu ama asla bulamadılar.. Buket umudunu yitirmişdi ama her gün aynı şarkıyı dinliyordu ## Bir zaman bir yerde kavuşurz yolu yok bunun, buluşuruz yolu yok bunun, çekilecek başa geldikçe dertler…## aradn günler geçer buket kaybetmişdi çağları. Öss sonuçları gelmişdi ve tercih yapması gerekiyordu. 18 tercihini doldurmuşdu yarın son gündü teslim edecekti. Odasına gitti yatağında uzanırken radyodan Candan Erçetinin şarkısı çalmaya başlamışdı.Buketin içini bir hüzün kaplamışdı, bir anda aayağı kalktı ve vazgeçmiycem dedi kendi kendi kendine..Ne yapabileceğini düşündü, eline tercih formunu aldı ve 13. etrcihini silip Adana yazdı, puanı çok yüksek değildi, sırf aşkı için öylesine punının 20 puan altında ki jeoloji müh. bölümünü yazdı hemde kimseye söylemeden..Aradan günler geçti buket hala çağları bulamamıştı ama o gün önemliydi, çünkü sonuçlar açıklanıyodu. Şans eseri puanlar yükselmişti ve buket istemediği birbölümü kazanmışdı, Adana-jeoloji müh.ağlamaya başladı önce çünkü ailesi üzerine geliyordu neden bu bölümü yazdın diye ama sonradan içinde bir huzur hissetti, sebebi ise çağların Adana’da olmasıydı. 2 milyon nüfuslu bir şehirde onu nasıl bulacağını düşününce içi karardı, hem çağların da öss yi kazanıp başka yere gitme olasılığı vardı.Şimdi dua etme sırası buketteydi.Günler günleri kovaladı ve buket adanaya geleli tam bir ay olmuşdu. Ne yapacağını blmiyordu..Artık umudunu kesmeye başlamışdı..Bir gün yurtdan oda arkadaşı ile buket akşam yürüyüşe çıkarlar. Oda arkadaşıda antepliydi. Sibel bukete çok merak ettiği için sorar” buket ben seni okuldan hatırlıyorum sen benim iki sınıf altımdaydın ama okul birincisi olduğundan dolayı ben seni tanırdım, senin gibi kızın bu bölümde ne işi var” der. buket anlatmaya başlar. Sibel duyduklarına inananmaz,”şaka yapıyosun sırf aşk için geleceğinle oynamış olamazsın” der buket gülmseyerek,”ben ne kadar gerçeksem bu yaptıklarımda o kadar gerçek şaka değil, böyle bir aşk insanın karşısına bir kere çıkar ve ben peşinden koşmaya yemin ettim, sonuna kadar gidicem” sibel hayretle sorar” madem sen bu çağlarla aynı okuldaydın onu bende tanıyorumdur soy adı ne? çok merak ettim bu çağları, neymiş ya böyle?” buket soyadını söylediğinde sibel şoka girer. Çünkü çağları değil ama ablalarını tanıyodur. Çünkü sibel de ablaları ile ortaokulda aynı sınıftadır. Buket buna şaşırır ama Sibel’in söyleyecekleri daha bitmemiştir..”buket sana bi müjdeli haber vericem ama sakın bayılma, ben çağlarların evini biliyorum. Benim ünv. burcu diye bi arkadaşım var geçenlerde onlara kalmaya gitmişdim, sabah kahvaltı yapıyorduk ve üst komşuları olan çağların ablası geldi, birbirimiz gördüğümüzde çok şaşırdık, hatta dünya ne kadar küçük diye söylendik, senin anlayacağın telefonunu bulabilirm ve seni evlerine götürebilirim” buket bu sözleri duyunca hem ağladı hem kahkaha attı, zıpladı yerinde çığlık çığlığa, duaları kabul olmuştu, Sibele,”hadi hemen gidelim dedi” ama saat çok geçti bu saatte gidemezlerdi.Buket sabahı zor etti.Sabah koşa koşa gittiler Sibel ile, heyecandan dizleri titrerken alacağı kötü haberi bilmiyordu.Hemen Sibelin arkadaşı burcunun yanına gittiler, burcuya olanı biteni anlattılar ama burcu kaşlarını eğerek”çok üzgünüm geç kaldın onlar geçen hafta burdan taşnılar” buket hayır olamaz diye bağırırken, burcu lafına devam eder”babasının Van’a taini çıktı” der, burcu hala konuşuyordu ama buket artık onu duyamıyordu. Çok yorulmuştu artık, iki elini başına koyarak çöktü yere, değer mi diye sordu kendine, 3 yıldır hiç görmediği biri için bu kadar oşuşturma, bu kadar hata! Ama içinden bi umut dürttü buket’i ve hemen sordu burcu’ya “madem bu kadar samimiydin, mutlaka bi telefon adres vardır sende ne olur ver bana ya da bi şekilde bul” burcu gülümseyerek “tabi işte cep numarası burada” buet tekrar ayağı kalkar ama konuşacak kudreti kalmamıştır. çünkü başa dönmüştür, yine hasretlik vardı yine beraber olamayacaklardı. Olsun der kendi kendine hiç bi şey olmasa bile 3 yıl sonra bu kadar koşuşturmadan en azından sesini duymalıydı, biraz sakinleşip aradı, telefona ablası çıkmışdı, buket ismini vermeden çağları istemişdi. çağlar telefona geldiğinde buket sadece “alo ” demesine rağmen, çağlar ” buket” diye cevap verince buket çok şaşırmışdı. Aynı anda çağlarda şoktaydı nasıl nasıl bulmuşdu buket telefonunu, duaları kabul olmuşdu…Buket” nasıl tanıdın beni, nihayet buldum seni” der ve konuşmaya devam ederler. Çağlar buketin anlattıklrını duyunca çıldırır yıllar sonra aşık olduğu kız adana’ya gelmişdi ve çağlar hiç sevmediği bi şehirdeydi, ağlamak istiyordu, revamıydı bu! Derken bu ket ve çağlar her gün saatlerce telefonda konuşmaya ve internette chatleşmeye başladılar, her geçen gün aralarında ki bağ biraz daha artıyordu. Çok garipti,3 yıl bonca hiç göremediği birine karşı bukat bu duyguları nasıl besliyordu anlam verememişti.Har geçen gün birbilerini görmeyi biraz daha istiyorlardı, tam 3 ay sonra ailesine bile söylemeden kaçarak adana’ya gelir, buket sabaha kadar uyuyamamıştır. Ve o an gelr birbirlerini gördükleri ilk an…. Buket karşısında duran uzun boylu, pis sakallı çocuk çağlar mı değil diye düşünür. Çünkü buketin elinde Çağların eski resmi vardır, çok değişmişdi çağlar, değişmeyen tek yeri o ip iri yeşil gözleriydi..O an içini sıcak bi his kaplar ve koşarak sarılır.Önlerinde sadece 7 günleri vardır. Her anları beraber geçer, saatlerce sağnak yağan yağmurun altında yürürler, yere birikiş su birkintileri ile sulaşırlar.Buket hayatında hiç bu kadar mutlu, sırılsıklam ve çamu içinde olmamıştı.Ve hayatında ilk defa bir erkeğin elinde tutarak yürümüşdü. Çağlar onun her anlamıyla ilk göz ağrısıydı, gerçek aşk, sadakat, mutluluk her şey vardı. Hayatında ilk defa başaka biri dişlerini fırçalamışdı. Hemde hiç huylanmadan, böyle dolu dolu 7 gün geçmişdi ayrılık vakti geldiğinde, sarılan kollar ayrılmak istemedi, göz yaşları hiç durmadı..ama ayrılmışlardı..artık günler daha zor geçiyordu, daha çok bağlanmıştı buket, çağlar da öyle ve çağlar Van dan nefret etmeye başlamışdı ve kaderine lanet okumaya.Ailesi öss ye hazırlandığı için adanaya gelmesine izin vermiyorlardı,çağlar her geçen gün bunalıma girmeye başlamışdı.Kaçıp adanaya geleceğini ev tutacağını bir iş bulup çalışacağını ve üniversiteye girmekten vazgeçtiğini söylüyordu. Buket buna asla izin vermedi.Böyle bir sonun sağlıklı olmayacağını biliyordu. Öyle böyle derken aradan 2 buçuk ay geçmişdi, çok üzgündü buket ve çağlar çifti, çağlar daha da güçsüzdü ve artık telefonda, mektuplardan öleceğinden bahstemeye başlamışdı..Buket bu duruma çok üzülüyordu, bi eyler yapmalıydı, madem çağlar gelemiyordu buket gitmeliydi..Sınavları vardı buketin, kalacağını biliyordu ama umrunda değildi, herkesden gizli sadece bir arkadaşına söyleyerek van’a kaçtı.Ama bi problem vardı, otobüs Antebden geçiyordu ve buket onu bir tanıdığın görmesinden korkuyordu.Ailesi bilmiyordu duyarsa, buketin tüm hayatı sona ererdi,bu nedenle buket kılık değiştirdi. Başına bir eşarp bağlayıp, gözüne gözlük takıp, uzun pardüse giymişdi. ) Antep’i sorunsuz geçdikten sonra buket üzerinde ki tüm eşyaları çıkarınca otobüsdekilerin hayretle bakan bakışlarını görmeniz gerekirdi.Eminim herkes buketin evden kaçtığını düşünüyordu.Ama sadece 3 günlüğüne gidiyordu buket, en sonunda kavuşdular ama çağlar eski çeğler değildi, uzak duruyodu buketten, bıket çok üzüldü, ağlamak istedi yapamadı, dönmek istedi ama mantıklı davranması gerekiyordu, çağlar bunalıma girmişti.Sonra çağların ailesi konuştu ablalarıyla, abisi gibi olan arkadaşlarıyla, çağlar buket yüzünden etrafındaki herkesi üzüyordu, gitmek istiyordu ama gidemiyordu, herkese bağırıp çağırıp evden kaçıyordu ama nere gittiğini günlerce kimseye söylemiyordu.Buket bu olanlara kendisinin sebep olmasına çok üzülmüşdü ama elinden ne gelirdi ki,o da aşıktı ama mantıklı olup çağları teselli etti.Van gölü kenarında sıcak çaylarını içerken, rüzgerın oluştruduğu dalgalara bakarak uzun uzun konuştular.Çağlar bukete söz vermişdi sıkı çalışıp öss de adanayı kazanacaktı bunun karşılığnda buket çağların ailesinden izin istemişdi, sadece 12 mayıs’ da yani buket in doğum gününde çağlar adana’ya gelecekti. Yine ayrılık vakti gelmişti, buket Adana’ya kadar hiç durmadan ağlamışdı, artık aşkı ona mutluluk değil acı veriyordu.Ama umutluydu, gelecekti çağlar..Derken 2 ay daha geçer, 10 Mayısda buket çağların yolunu gözlerken telefonu çalar.Çağlar ağlamaklı bir tonla gelemeyeceğini söyler. Buket üzülür ama “olsun canım üzülme nasılsa görüşücez” der ama çağların ona söylemsi gerekenler daha bitmemiştir.Çağlar o yıl öss ye başvuru yapmamışdır.Yani bir yıl daha beklemek zorunda alacaklardı, ama buket yine bunu dert etmez “olsun ben gelirim 1 yıl daha beklerim” der çağlar acı sözleri söyler “ayrılmak istiyorum, biz birbirimize sadece acı ve dert veriyoruz, bu şekilde olmaz ben çok yıprandım sen de öyle, ailem bi tarafdan baskı yapıyor, sevgim diğer tarafdan, en iyisi bitmesi inan böyle daha az acıyacak canımız” buket bu sözleri duyduğuna inanamaz, 2 dk önce çağlar gelince neler yapacaklarını düşünürken şimdi ayrılık haberini almışdı.Hayatında hiç ağlamadığı kadar ağladı buket, koşarak yurda gitti tüm mektupları fotoğrafları yaktı, hediyeleri çöpe attı, ve okula gitmeyi bıraktı.Neyse ki hazırlık sınıfıydı ve zorunlu değildi.Çağler ve buket sigara içen kişilerden ve sigaradan nefret ederlerdi.Buket öyle bir ruh haline girmişdi ki çağlara duyduğu nefreti sigara ile bastırmaya başlamışdı.her gün içki içiyordu, hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Bu acısı aylarca dinmedi, yürüdüğü her sokakta, her yağmurda o geliyordu aklına, el ele gezen bir çift görünce yanlarına gidip”ayrılırsanız sizi döverim, sarılın öpüşün ben yaşayamadım siz yaşayın” diyordu. çünkü hep sarhoş geziyordu ne dediğinin kendi de farkında değildi.Buketin bu haline arkadaşları çok üzülüyor ve kızıyorlardı ama nafile.Buket her gece ağlamaktan sıkılmıştı artık. Aradan 4 ay geçmişdi. Çağlara olan aşkı yüzünden hazırlık sınıfını atlayamamışdı ama bunu ailesi hiç bilmedi. Kendine yeni bir başlangıç yaratmaya karar verdi buket, unutmaya ve çağları ezmeye…Kendine oyalancak başka kişile buldu ama asla çıkmadı, sadece çağları untmaya çalışıyordu..Derken Soğuk bir ocak akşamı bir mesaj geldi 9 aydır ilk defa..###Kumdan bir kale değildi yıkılmadı### buket bu mesajı okuyunca tüm vücudu titredi ve ağlamaya başaladı. Cevap yazmadı, onu deliler gibi hala sevsede anlamsız ayrılmasına akıl erdiremiyordu.Seven insan bırakırmıydı?, aşkının peşinden sonuna kadar gitmezmiydi? buket karar verdi üzme sırası ondaydı, çağlara öyle bir mail attı ki hayatına kimseyi bilerek bu kadar kırmamışdı, aşşağladı çağları, küçük gördü ve hayatında başka biri olduğuna dair yalan söyledi.Çağlar şok olmuşdu Herkesden beklerdi ama buketten asla ve asla beklemezdi bu sözleri. Artık o da vazgeçmişdi çünkü çok kırılmışdı.Aradan aylar geçti buket unutmamışdı ama acısı hafiflemişdi.Derken Adanaya çağların geldiğini duyar, görmek için can atıyordur çünkü son gördüğünden 8 ay geçmişdi aradan, sırf onu görebilmek i | | | |
|
|