YARATILIŞI izah et, DARWİNİN safsatasını ispatla; 100.000 YTL kazan!

Açıköğretim Fakültesi Geçmiş Yıl Sınav Sorularını Buradan Yazdırın!

rüya tabirleri yemek tarifleri msn ifadeleri spaces güzel sözler resimleri sağlık bilgisayar teknoloji tatil turizm dağı otel gezi komik sesler yazılar ekart e-kart bilmece tarihte bugün isimler anlamlar günün resmi komiklikler dünya mutfakları muhabbet geyik
ANASAYFA'YA DÖNAçılış Sayfası YapFavorilere Ekle
ÜYELİK ÜCRETSİZ. ÜYE OLMAK İÇİN BURAYA TIKLAMAN YETERLİ!
SSSSSS   AramaArama    ProfilProfil

AyRıLıK HiKaYeLeRi :(
Sayfa 1, 2, 3  Sonraki
 
Yeni Başlık Gönder  Cevap Gönder  Thank Post    GD Mesaj Panosu Ana Sayfası -> Duygu Seli
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
_JaSmiN_



Aktif Üye

Grup : Aktif Üye
Mesajlar: 1976
Başlıklar: 111
Kayıt: Feb 16, 2008

Nerden: ! İzMiT !

MesajTarih: Çrş Nis 23, 2008 10:40 pm    Mesaj konusu: AyRıLıK HiKaYeLeRi :( Alıntıyla Cevap Ver

AyRıLıK MeVsİmİ
___________________


Yine,sensiz,gelen,baharda,açan,güllere baka durdum,koparamadim,,
yokluğunun,bu,ilk mevsiminde,filizlenen,çiçekler,soluk,renksiz,bir türlü rengini alamadi..
aciyor,gonlum,yaniyor,gonlum,neden,neden,hala,seni ,unutamadim….yokluk,bumudur,sevgili::aynaya baktigim yuzun mutsuzluğumu,yoksa,yansiyan,gunesin,golgesimi….

kanadi,kirik yaralı bir,kus gibiyim,uçamiyor gonlum,gulemiyor,mutluluklar,uzak gibi,bumudur sevmek,boş bir odada ağlamakmidir …

Baktigim,yerlerde,varliğın hayelerimde,sana,tutsak düşlerim,birakmiyor,yakamı anla beni

Sozlerimin,biliyorumki,telafisi yok,yanlişlarında bir doğrusu yok.
olabilme ihtimali bile bir ihtimalsizlikse ne yapabilirim elden ne gelirki simdi,yokluklarda,kaybolmus gibiyim,bilmiyorum nerdeyim aklim hala sende nedendir onuda bilmem….
ozlem,hasret,kokan kelimelerin sonuna yaklasiyorum,geceleri
sensiz,geçemeyen zamani,boş odamda ağlayan,bir yuzun duvara,yansimasini dusunuyorum…..

son sozlerimdir,bir ayrilik mevsiminde,agir basiyor duygularim,yazarken,uzuluyorum kelimelerimin anlami cok.
artik susuyorum sevgili ….

!!!!yorgunum!!!!!!

hoscakal:….
_________________

artık siteye fasla girmiyom..Ösleyin lem beni.ßß
Başa dön
Kullanıcı profilini gör MSN Messenger
Teşekkürler
Teşekkür Botu
Webmaster(23-04, 23:05), Thanks _JaSmiN_ for his/her post  Teşekkürler
Bu mesaja 1 üyemiz teşekkür etti. Gönderene minnettarlar...
Sezen Aksu

Sezen Aksu

Güzel Dünyam Robot

Grup : Gönül Çelen
Cinsiyet : Bayan
D.T. : Belirtmedi

Nerden : Belirtmedi
MesajTarih: Çrş Nis 23, 2008 10:40 pm    Mesaj konusu: RE : AyRıLıK HiKaYeLeRi :(



_JaSmiN_



Aktif Üye

Grup : Aktif Üye
Mesajlar: 1976
Başlıklar: 111
Kayıt: Feb 16, 2008

Nerden: ! İzMiT !

MesajTarih: Çrş Nis 23, 2008 10:41 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

GiTmE DiYeMeDiM
_______________________


Kadın ba$ını kaLdırıp baktığında, titredi adam.
İLk kez bir u¢urum görmü$tü Sewdiği kadının gözLerinde we dü$tüğünü hiSSetti birden i¢ine.
¢ünkü daha önce hi¢ böyLe bakmamı$tı Sewdiği kadın kendiSine.SønraSında ba$ını eğdi kadın we “Sana bir $ey SöyLemek zørundayım, yaLnız bana üzüLmeyeceğine dair Söz werecekSin” dedi.
ancak SeSinin tønunda ki titreme, adamın yüreğini ¢øktan ate$e wermi$ti biLeDinLiyørum derken yüreğinden bir $eyLerin køptuğunu we hawada hüzün køkuSunu hiSSetti… MaSaya ¢öken SeSSizLik, ardında ki fırtınayı beLLi ediyørdu.
Ba$ını denize ¢ewirdi kadın we uSuLca “biLiyør muSun ne zaman denizi SeyretSem Sen geLirdin akLıma”. adam “artık geLmiyør muyum” diye Sørduğunda aynı u¢urumu yeniden gördü Sewdiği kadının gözLerinde we iLk gözya$ı uSuLca kirpikLerine uLa$tığında, gözya$Ları ¢øktan aLewe dönmü$tü biLe…

“HatırLıyør muSun” diye Sørdu kadına, “eSkiden hüzünLenSem beni ne$eLendirmek i¢in bir $eyLer yapardın, øySa $imdi ağLıyørum we Sen kımıLdamadın biLe”.
Ba$ını önüne eğdi kadın, büründüğü SeSSizLikSe adamın canını acıtacak kadar ağır bir cewap øLmu$tu.

“Bize ne øLdu?” diye Sørdu. Kadının gözLeri denize ¢ewriLi, SeSinde kutup Søğuğu “bize ne øLduğunu biLmiyørum ama Sanırım a$kımıza bir $eyLer øLdu”.
Gen¢ adam dønup kaLdı, a$ka ne øLmu$tu we øLanı neden görememi$ti?
Ben Seni ¢øk Sewiyørum derken kadına, gözLerine Söz ge¢iremiyørdu artık.
Ger¢ekten gen¢ kadını ¢øk Sewiyørdu. Peki, bu kadar Sewerken Sørun neydi? “artık beni Sewmiyør muSun?” diye Sørdu. Kadın biLmiyørum dedi we uSuLca kaLktı øturduğu yerden we adamın yanına øturup gözLerime bak dedi. Gen¢ adam bakamıyørdu, iLk kez kørkuyørdu. Kadın ıSrar etti, adam baktığında kadının ağLadığını gördü we ø gün iLk kez hiddetLendi, her$eye rağmen ønun ağLamaSına dayanamazdı, Sakın dedi, Sakın ağLama, bitecekSe biLe Söz werdiğimiz gibi bitSin …

Biteceğini anLadın demek dedi gen¢ kadın. Ewet anLadım. ¢ünkü ben Senin gözLerini bakı$Larını ¢øk iyi tanıyørum ama neden øLduğunu anLayamadım. Neden bitiyør?

Kadın Sanırım Senin Sewginden eziLiyørum we Seni beni Sewdiğin kadar Sewemiyørum, ge¢mi$imde ki acıLar buna izin wermiyør beni bağı$La Lütfen dedi. SewiLdiği kadar Sewmemek üzebiLir miydi inSanı? ÜzüLüyørSa ø da Sewmi$ øLmuyør muydu? SewmeSe umurSamaz øLmaz mıydı? Peki, Sewen gidebiLir miydi? Bu dü$ünceLer i¢indeyken gen¢ kadına dönüp Seni anLadım dedi.
Bir $eyi biLmeni iStiyørum diye dewam etti. BeLki bu Seni üzecek ama SöyLemeye mecburum.

“a$k ceSur yürekLerin i$idir, kørkuLu yürekLerde ger¢ek ı$ığını buLamaz” Kadın bana bunu yapma derken, adam uSuLca kaLktı yerinden we ben Sana Seni Sewmekten ba$ka bir $ey yapmadım, yapmıyørum, Sana bir $eyLer yapıyørSa kørkuLarın yapıyør.

İLk kez huzurLuydu beLki de adam. MaSadan SigaraSını aLdı uSuLca ayağa kaLtı we gen¢ kadının gözLerinin i¢ine bakarak Seni Sewiyørum we hep Seweceğim ama Sana gitme demeyeceğim. ¢ünkü gitme dememi gerektirecek bir $ey bırakmadın, bu a$k Sadece benim ceSaretimLe we benim SewgimLe yürümez. a$k beraber yürümektir we iki ki$i ya$anırSa güzeLdir. Gen¢ kadın öyLece kaLdı maSada. adam arkaSına bakmadan yürürken, ba$Layan yağmur akan gözya$Larını SakLamak iSter gibi yağıyørdu.

YıLLar Sønra adam aynı yere gene geLdi, hayret hi¢ deği$memi$ti, øturdukLarı maSa eSkimi$ ama aynı yerde öyLece duruyørdu. GözLerine ¢öken ø keSif hüzünLe maSaya døğru yürüdü SandaLyeye øturduğunda, maSada gördüğü yazı yıLLar Sønra ønu tekrar ağLatmı$tı.

MaSada $unLar yazıyørdu
“Sana öyLe baktığım i¢in ¢øk pi$manım, Sønraki günLerde anLadım ki, ø bakı$Lar yüreğimin değiL, dediğin gibi kørkakLığımın bakı$Larıymı$. $imdi ¢øk ceSurum ama Sen yøkSun we ben Senin Sewdandan kørktuğum i¢in özür diLerim. ancak anLayamadığım tek $ey, bana neden gitme kaL demediğin øLdu” adam yazının aLtında ki tarihe baktı, iki yıL önce yazıLmı$tı. Yani ayrıLıktan bir yıL Sønra.

aLtına $u yazıyı ekLedi we bir daha dönmemek üzere øradan ayrıLdı.

“Gitme deSem de gideceğini biLiyørdum, i$te ø acıya dayanamazdım we ø acıyLa, a$kım ya$ayamaz öLürdü.
a$kım öLmeSin diye gitme demedim, diyemedim
_________________

artık siteye fasla girmiyom..Ösleyin lem beni.ßß
Başa dön
Kullanıcı profilini gör MSN Messenger
_JaSmiN_



Aktif Üye

Grup : Aktif Üye
Mesajlar: 1976
Başlıklar: 111
Kayıt: Feb 16, 2008

Nerden: ! İzMiT !

MesajTarih: Çrş Nis 23, 2008 10:43 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Ayrılığın Darağacında Hançerlendi Aşk
__________________________


Yargısız bir infaza hüküm giydi aşk ve hükmünü yitirdi; ayrılığın darağacında idama mahkum oldu.

“Rüzgarlar, ağaçlar, gökyüzü ve yeryüzü ve şu umman, yıldızlar, şu asuman; hep var oldukça ve ben, burada oldukça, sen de olacaksın. Bedeli bu muydu sevmenin? Korkulara yenilir miydi savaşçı yürekler? Bunların hiçbirinin cevabını bilmiyorum şu an. Üzgünüm. Hoşça kal!”

Kalabalık yalnızlıklarla doluydu ayrılığın darağacına giden yol. Kalanlar vardı o kısacık yolda, düşenler; gücünü tüketerek dar zamanın öksesinde. Yitirmişlerdi yeni bir yaşama merhaba deme şansını; saramamışlardı yaralarını ve kanamışlardı oluk oluk. Yürüyenler vardı; koşanlar, arada bir durup arkasına bakanlar, umutlananlar, soluklananlar, ayakları geri geri gidenler. Korkaklar da vardı, cesurlar da. Kalabalıktı alabildiğine ayrılığın darağacına giden yol ve ben de o kalabalıkların içindeydim artık.
Arkamdan yükseliyordu yargıcımın sesi;
“Her gün biraz daha derinden hissediyorum yokluğunu.” Ben yokluğunun en içindeydim oysa hep. “Uzaklaşıyorsun benden.” Evet uzaklaşıyordum; uzaklaştırılmıştım çünkü. Ayaklarına prangaları vurarak ayrılığın darağacına yollamıştın aşkı. “Gökyüzü var oldukça, sen var oldukça değil. Yok oluyorum git gide, biliyorum. Hak ediyor muyum? Belki.”
Verilmişti hükmü aşkın; geri dönüşsüzdü. Geri dönüşsüzdü darağacına giden yolculuğum; durup geriye bakmak anlamsızdı. Korkuyordum evet; kendime değildi korkum; güçlüydün biliyordum ama yine de yalnızlanmandan korkuyordum. Dönüşsüz yolculukların başladığı yerdeydim. Sen, gitmeliydin artık ve vazgeçmeliydin durup durup arkana bakmaktan.

“Gitmekten korkuyorum” diyordu yargıcım; “çünkü gitmenden korkuyorum.” Ben, ölüyordum sen korkuyordun. Korkuyordum korku duymandan. “Korktuğum zaman ellerimi bir an bırakacağın hissinden de korkuyorum.”
Ölüler nasıl tutabilirdi ki? Henüz bilmiyordum.
Çığlıklarımı susturamıyordum. Nasıl adaletsiz bir korkuydu o ve nasıl bir infazdı ki tüm korkuları içinde barındırıyordu. Adaletsiz, asaletsiz korkular. Yargıcına teselli veren mahkum gibi hissediyordum kendimi. Çaresizliğin ve saygısızlığın öfkeleri çöreklenmişti içime. Bir an sorunuydu artık bizim için son. Her şeye hazır olmalıydık. Susmalıydık. Yaklaşıyorduk son’a. Metanetin en gerekli olduğu anları yaşıyorduk ama o da, darağacına yaklaştıkça uzaklaşıyordu benden. Teselli arıyordu yüreğim; çaresizdi, geri dönüşsüzdü yolları.
“Nasıl izbe bir gecede bıraktın beni, nasıl izbe bir yerde tek başıma? Yolun sağı solu uçurum. Sesin yok, elin, gözlerin yok… Ne leylim bir gece. Uykular rakkase!”
“Her yıl bu zamanlar kanayacak yüreğim. Nasıl bir yer bu gittiğimiz, kör kuyu?”
Gelmişti vakit. Susmalıydık; susturamıyordum seni, yüreğimi susturamıyordum. Yaklaşırken darağacına ben, hiç olmadığı kadar titriyordun. Güçlü olmalı ve gitmeliydin hemen. Kasırgalara dayanaksızdın çünkü. Ben ise kasırganın kendisiydim artık ve meydan okuyordum uçurumlara. Tüm heybetiyle karşımdaydı son.

“Sen de mi gidecektin uğrunda ölümlere gidip geldiğim. Sen de mi hançer vuracaktın ayrılık yollarında? Bir sana susamıştım çöllerde bil ki; bir sendin susadığım. Olmasa da varlığın şimdi canım; yokluğunu varlığın sayarım…”
“Suçlama beni, bırakıp gidiyorum diye seni. Bağrımı yakan bir yaradır bu ayrılık şimdi. Belki kanımdadır sevişmelerin yangını, öylece girerken günlerin bağrına. Taşıyorum sımsıcak gülüşünü. Suçlama beni. Ben var oldukça, sen de bende olacaksın. Unutmak kolay mı sanıyorsun? Hiçbir şeyi unutmama özelliğimi bir tek sende sevdim. Suçlamıyorum, bırakıp gidiyorsun; biliyorum senin de yüreğini yakan bir yara bu ayrılık.”
“Artık ışıklar sönmeli, kapanmalı kapılar, durulmalı sular. Artık son kez gelmeli ve gitmeliyiz ikimiz de. Yolundan çekilmeliyim. Ve benimle anılmamalısın.”

Boğuluyordun, biliyordum. Kendi med cezirlerinden yorulmuştun. Korkularının esiriydin. Bir savaşçı değildin. Aşamadığın engellerin ardında yitip gidiyordun. Korkak mıydın? Belki! Ama bir vurgundu bu; yürek vurguncusuydun. Gidiyordun yiterek korkularının kuytusuna. Ve bilmiyordun, yakışmadığını savaşıma. Bir yıkımdı yaşanan evet. Gitmeliydin artık.

Ve tırmandım darağacının merdivenlerinden. Ayaklarım hayır, geri kaçmadı hiç. Eğmeden başımı iskemlenin üzerine çıktım. Ve gamsız kementle burun buruna geldim. Gözlerimin önündeydi işte ve anlamlı anlamlı sallanıyordu. Benden öncekilerin izleri görülüyordu garip bir şekilde; çığlıklarını da duyabiliyordum.
Çığlık çığlığaydı yargıcım da;
“Gittin. Bilmiyorum nerdesin? Belki de yüreğinin bir köşesindeyim, yaşamındayım senin ama şu terkedilmişlik duygusu gelip çöreklendi yüreğime, yapıştı; bırakıp gitmiyor. Bencil miyim? Belki.”
Belki’siz bir bencillikti seninki evet. İzbesindeydim gecenin ve darağacının üzerindeydim; sınırındaydım varlıkla yokluğun. Terk eden sendin ellerimizi, terkedilmişliğimi çalan da sendin. Gasptı yaptığın tam da ve çöreklendirmiştin yüreğine terkedilmişliği.
Ben ise, henüz gitmemiştim, darağacındaydım. Nasıl izbe bir gecede nerelere yuvarlamıştın beni ki, görmüyor ve bilmiyordun; dahası duymuyordun da.
Az sonra boynuma geçeceğini düşündüğüm kementle burun buruna idim. Ve habersizdim; ihanetin kementi usulca boynuma geçmişti; fark etmemiş, hissetmemiştim. Bir ılıklık yayıldı önce yüreğime. İçimi titreten bir ılıklıktı bu. Farklı benden olmayan, bünyemin dışladığı. Neler oluyordu, bilmiyordum o an.
Savunmasızdım ve iskemlemi aniden tekmeleyişin oldu gidişin. O an anladım ki sen hançerlemiştin de beni; aldatmıştın. Ayrılığın darağacında hançerlemiştin aşkı. Ve ben bunu anladığımda kendimi o aşağılık kementte sallanıyor buldum. Son sözsüz, özsüz, bayağı bir son olmuştu bu.

Ağır bir ceza olmuştu evet ayrılığın. Asılmıştı yüreğimin duvarına verdiğin hüküm. Savunmasızdım; infazın da yargısız oldu.

Geçti. Saatler geçti önce; o her biri günler süren. Sonra birikti, aylara döndü; ve yıl nihayetinde. Şimdi yerkürenin en ıssız, en ücra köşesindeyim. Mezarımın üstü örtüsüz, topraksız; öylesine bırakıp gittiğin yerdeyim hala. Ve hala açık sensiz bebekleriyle gözlerim. Hala boynumda o aşşağılık kementinin izleri ve yüreğimde saplı hala hançerin.
“Ay gecede tutsak, sen uzaklıklara. Uzaklıklar değil ayı tutsak eden de, biziz tutsağı uzaklıkların. Birkaç saat süren bir tutum değil bizim tutulmuşluğumuz. Uzatmışız çağlardan çağlayıp gelen kementlere boynumuzu; parçalamak dururken sınırları. Azatsız köleleri olmuşuz acıların…”
Yüreğimde o hançer saplıyken nasıl direnebilirim zamana şimdi? Ve nasıl direnebilirim nefrete, o acımasız duyguya? O zamanın silahına, gittikçe keskinleşen ve belirginleşen duyguya. Sevgimle direneceğim desem de o nefret onunla beslenmiyor mu zaten? Ne kadar büyükse insanın aşkı o kadar da hazır değil midir nefret duymaya?
Bir yürekti açtığım; kaçmadım da hançerinden sevgili. Vur şimdi gecelerde sefil ihtiraslarla dolu kadehlere sen. Benimse içtiğim yokluğundur; dün de , ondan önce de…
“Zamana yenilmeyelim ne olur?!”
Yenildik, bitti. Işıklar söndü, kapandı kapılar ve duruldu sular..
_________________

artık siteye fasla girmiyom..Ösleyin lem beni.ßß
Başa dön
Kullanıcı profilini gör MSN Messenger
_JaSmiN_



Aktif Üye

Grup : Aktif Üye
Mesajlar: 1976
Başlıklar: 111
Kayıt: Feb 16, 2008

Nerden: ! İzMiT !

MesajTarih: Çrş Nis 23, 2008 10:43 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Dokunma Yüreğime
_______________________


Bitmişlik..
Tükenmişlikle..
Gözlerin arasında bir yerdeyim. ..
Ne yerdeyim. ..Ne gökte…

Yalan söylemedim hiçbir zaman…
Korkum vardı..
Titremekliydi hallerim. .
Kalbim derin bir yaranın üzerine veriyordu acı acı nefesleri ni..
Amaçsız yürüyordu ayaklarım yıllardır..
Derin bir yağmura çektin beni…
Kelimeler ini içtim..Sarhoş oldum..
Bir gece yarısı susuşlarına düşürmüştüm,bir damla gözlerimden..
Birde…
ihanet mi? sorusuna veremediğim susuşlara..

Susarak..
susa susa..
Susadım günlerce….


Kapımın kilidi korkudan kapandı…
Korkuları..
Acı , sızı ve özlemleri kilit yapmışım farkına varmadan kapılarıma…
Şimdi ben bile açYasak Kelime Kullandınızıyorum yüreğimin kapısını….
Ve farketmed en…
Sende bir kilit vurdun… .
Adı neydi bunun?..
Yağmurda gözyaşımı..ihanetmi..Yokluk mu..?
Bilemem..
Bilmekte istemem..
Tek hissettiğim..
Daha yolun başındayken hayatın..
Sonumu beklemem. ..

Şemsiyemi açtım..
Bilmek istedim..
Yazdım…
Yağmur yağarken..



Yağmur yağıyordu..Üşümüştün..
Nasıl oldu bilmiyoru m…
İçeri aldım seni..
Sessiz kaldık bir süre öylece..
Tozlu raflara,Unutulmuş kitaplara dokundu ellerin..
Durmadan bakınıyordun etrafa…
Unutulmuş duygulara sebep aradın kalbimin her köşesinde..
Ve şimdi kilitli kapıları zorlar oldun..
İçimi acıtıyorsun..
Bu gece son…

Dokunma yüreğime…..
_________________

artık siteye fasla girmiyom..Ösleyin lem beni.ßß
Başa dön
Kullanıcı profilini gör MSN Messenger
_JaSmiN_



Aktif Üye

Grup : Aktif Üye
Mesajlar: 1976
Başlıklar: 111
Kayıt: Feb 16, 2008

Nerden: ! İzMiT !

MesajTarih: Prş Nis 24, 2008 10:06 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Gitmelisin Artık


”git
seni sevdiğimi unut
yaşanmış günler vardı ya hani;
birlikle olduğumuz saatleri,
gözgöze gelip birbirimize sarıldığımız zamanları,
başımı göğsüne dayadığım anları da unut
beni kalbinden sil
ben seni çıkarttım hayatımdan
gitme vaktin geldi
giderken sana ait ne varsa al götür
kokunu, askını, hayalerimizi de al yanına
sende kalsın onlar
dayanmak çok zor olacak sensizliğe
canım da yanacak; biliyorum

ama git;
beni düşünme sen;
değmem ki buna…
kokun tütecek burnumda
yüzün gitmeyecek gözlerimin önünden
hep hasret kalıcam sana
belkide ağlıyacam
hergün unutulduğum sorusuyla uyanıcam
ama sen seni unuttuğumu bileceksin
oysaki duygularım hic değişmeyecek
seni sevmeye devam edicem
fazla söze gerek yok
kaldıgın her dakika zararına
elveda askim
git…”
_________________

artık siteye fasla girmiyom..Ösleyin lem beni.ßß
Başa dön
Kullanıcı profilini gör MSN Messenger
_JaSmiN_



Aktif Üye

Grup : Aktif Üye
Mesajlar: 1976
Başlıklar: 111
Kayıt: Feb 16, 2008

Nerden: ! İzMiT !

MesajTarih: Prş Nis 24, 2008 10:09 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Kalıcı Değil Ansızın Gidişin


Kalıcı değil ansızın gidişin
Bir anda terk edip gitmen her şeyi
Dostlarını, aileni, arkadaşlarını…
O çok sevdiğin salondaki menekşeyi…
Hatırlıyor musun geçen pazar yastığının yanına koymuştum
Kalktığında bana sarılmıştın…
Evet düşünüyorum da;
Kalıcı değil…

Yavrumuzu arkanda bırakıp gidemezdin
Hayat eşini yalnız bırakmazdın
Öyle söz vermedik mi herkesin önünde
Atmadık mı imzamızı bir ömre
Hastalıkla sağlıkta…
Kalıcı değil…
Bir gün çıkıp geleceksin…
Yine pazar günleri gezeceğiz sahil yolunda
Beraber kağıt helva yiyeceğiz…
Ulaç dondurmayı üstüne dökünce;
İlk önce kızacaksın,
Sonra ”babasının oğlu” deyip öpüp sarılacaksın.
Yine pazartesi sabahları o tatlı heyecanı yaşayacaz
Haftanın ilk iş günü…
Her zamanki telaşe…
Bir yandan kahvaltıyı hazırlayacaksın
Bir yandan Ulaç`ı okula göndereceksin…
Allah`tan ütümü kendim yapıyorum
Sana daha fazla yük olmak istemem.
Yine kravat seçimini sana bırakacam
Ve bağlamasını da…
Koca bebeğini bırakmazsın ya…
Gidişin kalıcı değil…
Neden kalıcı olsun ki…

İşlerden fırsat buldukça;
Yine film izleyecez birbirimize sarılarak.
Başrolleri biz paylaşacaz
Birbirimize şarkılar söyleyecez.
Şiirimizi fısıldayacaz kulağımıza ;
”Ben sana mecburum bilemezsin…”
Ulaç`ı anneannesine bırakıp
O gece boğazda yemek yemeye gidecez
Kemanlar çalacak başımızda
Dolunay vuracak masamıza
Mum ışığı sadece gözlerimizi gösterecek
Elim elimi hissedecek
Yüreğim yüreğini…
Biliyorum kalıcı değil gidişin…

Ulaç liseyi bitirecek
Gençlik denilen merdivenleri tek tek çıkacak
İstediğimiz gibi bir delikanlı olacak
Deli yanını çekecek babasının
Bir de şairliğini…
Senin de gözlerini alacak oğlumuz…
Allah`ın izniyle
Mezuniyetini de görecez Ulaç`ımın…
Kepini fırlatacak havaya kız arkadaşıyla
Sevinç gözyaşları akacak gözlerimizden…

Evet düşündükçe daha çok aklıma yatıyor.
Kalıcı değil gidişin…
Kalıcı değil…
Olamaz…
Olmamalı…

Her şeyin bir sonu var
Ayrılıkların da sonu var
Bir gün çıkıp geleceksin
İçimde bir umut var….
_________________

artık siteye fasla girmiyom..Ösleyin lem beni.ßß
Başa dön
Kullanıcı profilini gör MSN Messenger
_JaSmiN_



Aktif Üye

Grup : Aktif Üye
Mesajlar: 1976
Başlıklar: 111
Kayıt: Feb 16, 2008

Nerden: ! İzMiT !

MesajTarih: Prş Nis 24, 2008 10:10 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Pişman Olacaksın



Aklımı esir alalıberi gözlerin ben benden oldum.Sonbahara tutkun yapraklar gibi sararıp soldum,benden alıp gittiklerini hep ama hep ummadığım yüzlerde,ummadığım yerlerde buldum.
Belki garipsediğim sen değildin içimde, beni ben olmaktan çıkaran,beni benden yoksun bırakan herşeydi;aslında her ne kadar inkar etsemde kabullenmeyi beceremesemde benim için herşey sendin.Bunca yokluğuna rağmen beni yakıp yıkıp gidişine rağmen evet benim için herşey sendin…Ve hala sensin.Bakmayı başarabildiğim ve doğru ise gördüğüm her önemli,kaydadeğer her şeyin ilk ve son adımı sensin.Evet artık yoksun, belki hiç olmayacaksın ve belkide en çok bu yoklukla ,canımı acıtacaksın ama buna rağmen ne zaman ardına dönsen ;beni seni bekler bulacaksın,ne zaman sıcak bir el arasa ellerin; istemesende benim ellerime uzanacaksın.
Seni kimsenin benim kadar sevemeyeceğini elbet birgün anlayacak ve gittiğin için ben değil evet ben değil sen yanacaksın.Bensiz geçen her güne değil her ana pişman olacaksın.
_________________

artık siteye fasla girmiyom..Ösleyin lem beni.ßß
Başa dön
Kullanıcı profilini gör MSN Messenger
_JaSmiN_



Aktif Üye

Grup : Aktif Üye
Mesajlar: 1976
Başlıklar: 111
Kayıt: Feb 16, 2008

Nerden: ! İzMiT !

MesajTarih: Prş Nis 24, 2008 10:11 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Sensizim Artık




Soğuk bir kış akşamı çekip gitmiştin bu şehirden geride senden bana kalan bir hoşçakal mektubuydu öylesine yazılmış

yüreğimi ilk öldüren sen degildin ama son oldun kaç defa unutmaya çalıştım seni bana bakan gözlerini ellerini

kaç gece seni düşünerek sabahladım,her telefon çaldıgında arayanın sen oldugunu umut ederek açtım günlerce umutların en dayanılmazı bu gelmeni bekledim ve bin asır geçti sanki

ve anladım sevgilim
sende kimseyi sevmezmişsin hiç kimseyi bütün erkekler gibi erkekler sevemez sevemiyorlar yüreklerini koyamıyorlar hiç bir ilişkiye korkuyorlar yüreklerinden kimse onlara sevmeyi öğretmiyor çünki

ben seni sevdim beni bırakıp gittiğin için sevdim kaçtıgın için

bu gidişinin nedenini ,sebebini
düşünüyorum günlerdir bulmadım,bulsam yüreğim huzura erecek ama sevgilim tüm ayrılıklar sebebsiz değilmidir sanki?

bugünden sonra sana bir şey yazmayacagım ve bugün seni unutmaya başlayacagım içimde bıraktıgın eziklik acı yeter artık sensiz bir dünya kuracagım içinde yine sen olan

gidişinden sonra neler dediler bana hakkında yalancı ,kalpsiz dediler
oysa bilmezler ki dudaklarından dökülen bir yalanın bile tüm gerçeklerden güzel oldugunu

sen eger gitmeseydin
ben senin bir yalanın için dünyanın tüm gerçeklerini feda ederdim
_________________

artık siteye fasla girmiyom..Ösleyin lem beni.ßß
Başa dön
Kullanıcı profilini gör MSN Messenger
_JaSmiN_



Aktif Üye

Grup : Aktif Üye
Mesajlar: 1976
Başlıklar: 111
Kayıt: Feb 16, 2008

Nerden: ! İzMiT !

MesajTarih: Prş Nis 24, 2008 10:12 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Sevdan Yanıyor Yine Yüreğimde



Bugün çok hareketli bi gün…
Saat gece yarısı ama çocuklar oyun oynuyorlar dışarda
balonlar patlıyor bi yerlerde…
Ben ise yalnızım.
Bu kargaşanın ortasında bi başımayım…
Yüreğim çığlık çığlık…
Klavyede harflere bakıp kalıyorum bi süre…
Nedense yavaş yavaş basıyor parmaklarım tuşlara.
Oysa onlara çok hoyrat davranırım bilirsin…
Bugün onları incitmekten kaçar gibiyim…
Kelimeler terk etti zaten dudaklarımı
bakışlarım anlatmaya çalışıyor ürkek gözlerine ne demek istediğimi…
Bugünlerde yalnızlık koyundayım,
karanlıklara gömülmek istedi gönlüm…
Yüreğimin yağmurlarında yıkanmak,
seninle elele ıslanmak istedim…
Adımızı yazalım istedim kumlara koca koca harflerle…
Sinemaya gidelim,omzunda film izleyeyim…
Otobüse binelim şehrin bi yerinde,
sonra bilmediğimiz bi durakta inip evleri seyredelim…
Denize bakalım istedim bugün Beşiktaş’tan,
şarkı söyleyen insanları dinleyelim…
Sonra vapura yetişelim,martılar simit beklesin elimizden.
Bi biz ısıralım simidi bi onlara verelim…
Sabahın ilk ışıklarında dudaklarımı kilitlemek istedim dudaklarına,
burnumu o mis kokan boynuna gömmek…
Çok şey mi istedim???
Yine yalnızlığımın kokusuyla başbaşayım…
_________________

artık siteye fasla girmiyom..Ösleyin lem beni.ßß
Başa dön
Kullanıcı profilini gör MSN Messenger
_JaSmiN_



Aktif Üye

Grup : Aktif Üye
Mesajlar: 1976
Başlıklar: 111
Kayıt: Feb 16, 2008

Nerden: ! İzMiT !

MesajTarih: Prş Nis 24, 2008 10:12 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Sen, baharı içinde gizleyen kışımsın benim



Sen; içinde baharı gizleyen kışımsın benim…

Ve biliyorum ki o baharın güneşinde tenim esmer olmayacak hiç. Bana susmak düşecek, payıma kilitlenmiş bir yürek kalacak. Kaderi önceden belirlenmiş konuşmalar, paylaşmalar, bakışmalar olacak. Bir yerde aykırılığım tutup sarılsam da içimde sana, sen bunu hiçbir zaman bilemeyeceksin…

Git diyorum sana, kalma yüreğimde, bu kadar özleteceksen kendini. Bir bakış; gözüm gözüne değiyor; hissediyorum… Gitme diyorum. Kal geldiğin yerde. Ne gitmelerin bitiyor; ne de benim sana kal demelerim…

Hangi aralıkta girmiştin içime anlamadım. Tüy gibi hafif, usul usul inivermiştin yüreğime. Kabullenemedim önce. kocaman yalanlar söyledim kendime. Ben dışımda tutmaya çalışırken seni, meğer içerde hakimiyetin çoktan başlamıştı. Kuşatmıştın dört yanımı; ve kendim için çok geçti. Yerle bir olmuştu her şey. Olmazsa olmazlarım; ilkelerim,yargılarım…

Nasıl bir şeydi, bu beni böyle yağmalayan. Şimdi karşı durmuyorum Sana, nasılsa buluyorsun bir yolunu ve sarmalıyorsun içimi dışımı. Ayak seslerini duyuyorum hangi yöne gittiğini bilemeden. Ben yaşanmış bir aşkta eski yaralarıma yanıyorum, Sen yaralarına benden sevda sürüyorsun. “Belki”lerden, “ihtimal”lerden, “keşke”lerden medet umuyorum, Senin belki de yabancısı olduğun düşler büyüterek…

Ben, suretine değil, aslına dokunma ihtimallerinde mutlu oluyordum.Ben seninle, aynı coğrafyada yaşayabilme ihtimalinden huzur buluyordum.

Şimdi, bilinci küflerinden kurtulmuş bir yürekle, süresi diğer aşklardan çok daha uzun olacak bir aşkın ömrünü anlatıyorum, Sana dair yazılanlarda…

Şimdi, bir sayfa dolusu cümlelerle; bir imkansızlığın mucizeye dönüşünü anlatıyorum…

Şimdi, bozgun sonrası imkansız bir zafer kazanan bir orduyum, bir yenilgide zafer ne kadar anlam taşıyorsa o kadar anlamlaşıyorum…

Şimdi ben, dağıldıkça kurulan yeni düşlerde Sana bakıyorum. Umut; hep var olacak
çünkü…
_________________

artık siteye fasla girmiyom..Ösleyin lem beni.ßß
Başa dön
Kullanıcı profilini gör MSN Messenger
_JaSmiN_



Aktif Üye

Grup : Aktif Üye
Mesajlar: 1976
Başlıklar: 111
Kayıt: Feb 16, 2008

Nerden: ! İzMiT !

MesajTarih: Prş Nis 24, 2008 10:13 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Yalnızlıktan Korkuyorum


İçimin tüm kırıntılarını bir kenara bıraktım,tam şimdi..Düşünmemiş,hayal etmemiş kabul ediyorum kendimi..Bir daha hiç uyanmayacak,masumca uyuyan bir bebek gibi.. Ölsem,mezarım küçücük olacak,üzerime attığınız güller solacak..Kendimi ziyan hissediyorum..

İtiraf etmeliyim,sarı rengi sevmiyorum! Mavinin derinliğine hiç uymuyor sarı,ve ne için yanyanalar bilmiyorum..Anlayamıyorum,benim rengim ne? Kendimi siyah beyaz bir film gibi hissediyorum.. Tüm bildiklerimi,hiç öğrenilmemiş kabul ediyorum şimdi.. Hayata baştan başlıyorum,ve kendime sonu olmayan bir yol çiziyorum! Zamanı olmasın doğduğum günün..Önemi yok..Ölümüm zamanlı olsun,bir tek bunu istiyorum.. Ben öldüğümde kimse ağlamasın diye dualar ediyorum..

Aşk denen eğlenceli hayal kırıklıkları bütününe gelince.. Aşık olmayı istemiyorum.. Çünkü aşk,çarpanlara ayırmaktan öte bir kavram..Aşk,sevgileri ayrıştırmak oluyor,öğrendiğim formüller yetmiyor aşık olmaya.. Olduğum yerde kalıyorum..Aşk bana hiç mi hiç yakışmıyor,biliyorum..
Benim yalnızlıktan yapılmış küçük bir kalbim var..Ben orada kalıyorum.. Ziyaretçim olmuyor,ve bundan memnunum aslında.. Her yerde biraz kendimden bırakıyorum..
Günüm gece olduğunda ise;

Alıyorum elime kalemi,
Ve tüm yalnızlığımı
Delicesine YALANLIYORUM!!
Aşk istiyorum,AŞK!!
Yalnızlıktan korkuyorum,anlıyor musun?

Ben geceleri hep yalan söylüyorum..
Ve bu gece,
Seni hiç mi hiç sevmiyorum..

Yalnızlıktan korkuyorum…
_________________

artık siteye fasla girmiyom..Ösleyin lem beni.ßß
Başa dön
Kullanıcı profilini gör MSN Messenger
_JaSmiN_



Aktif Üye

Grup : Aktif Üye
Mesajlar: 1976
Başlıklar: 111
Kayıt: Feb 16, 2008

Nerden: ! İzMiT !

MesajTarih: Prş Nis 24, 2008 10:13 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bugün, pamuk kalbinden taşınıyorum



Bize verilen roller aslinda cok basitti sadece kendimiz olup yüreklerimizi bir tutmamiz gerekirdi..
Kendimiz olmayi bile beceremedik baksana kirilan bir camin parcalarina benzedik,
Yapbozun tek bir parcasini ararken tamamlamak icin birden hepsini kaybettik, yok ettik kendi ellerimizle…
Istemezdimki hicbir zaman son isigiminda sönmesini, öyleki sen alevlendirdin bu atesi ve sen söndürdün…

Bile bile sen bir kahkaha bense latife olamadık yine…

Söyleyecek tek bir söz bile birakmadin bana bogazimda siraladin tüm söylenmesi gereken cümlelerimi..
Canin yanmasin diye hep sustum sucsuzken idama mahkum edilmeye razi geldim, görmedin..yaranamadim sana…
Söylenecek hicbir sey birakmadin bana..Al götür sessiz cigliklarimida senin olsun hepsi nede olsa sesime ihtiyacim olmayacak bundan sonra…

Gece güneşim, düşünmeden söndün
Kalbimi serinlettin, Bu defa boyun eğdim
Hangi güvercin atlamış çatıdan
Ya da hangi balık denize, Hesap yapıp akıllıca..

Bile bile sen bir kahraman,
Ben bir hikaye,
Sessiz film gibi, çaresiz sustum!..

Gidisine aglamiyorum, aglayamiyorum… Bir damla gözyasi dahi birakmadin bana coktan almissin hepsini…
Usulca, sessizce topladim yüregimi yüreginden, cektim ellerimi ruhundan,…
Gözlerimi,ruhumu askimi icinden söküp aldim bavuluma yerlestirdim hepsini dikkatlice kirilmis parcalara daha cok özen gösterdim tekrar tekrar bin parcaya bölünmesin diye…

Bugün pamuk kalbinden taşınıyorum, diyarlara göç edip yeniliyorum..
Her gözyaşı sana her hatıra bana, İnanamıyorum sensiz kaldım yine..

Saatler veda vaktini gösterdi..
Artik gitme vakti..Sen coktan gitmistin biliyorum belkide yariladin yolu,belkide…
Belkide geriye dogru adimlar atmaya basladin gidisinide yarim birakiyorsun..
Hicbir önemi yok artik bende yalnizligima dogru son yolculuguma cikiyorum…
Bir elimde resmin var bir elimde parcalanmis yüregimi sakladigim bavulum…

Bile bile sen bir günahkar, bense bir günah olamadık yine..
_________________

artık siteye fasla girmiyom..Ösleyin lem beni.ßß
Başa dön
Kullanıcı profilini gör MSN Messenger
_JaSmiN_



Aktif Üye

Grup : Aktif Üye
Mesajlar: 1976
Başlıklar: 111
Kayıt: Feb 16, 2008

Nerden: ! İzMiT !

MesajTarih: Prş Nis 24, 2008 10:14 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Hep Aynı Ayrılıklar


Hep aynı .!!!!aynı be.!!!! ayrılıklar..
Her aşk kendine göre aşk ama her ayrılık aynı..
Her ayrılık gözyaşı , her ayrılık pişmanlık dolu..
O kapıdan çıkarken, gözlerinden ateş saçarken, gözün sevdiğini görmezken,
Ne kadar da cesursun değil mi?
Peki, sağ adımını attıktan, peşinden de sol adımı sürüklediğinde, ne oluyor?
Neden içine bir kor düşüyor?
Midenden gelen ateş topu, ta gözlerine, oradan gözyaşlarına ve tuzu ile dudaklarına varıyor.
Hiç düşündün mü neden her ayrılık haklı?
Neden hepsi içinde haksız? Geçer..

Bu da geçer diye diye ağlaya ağlaya uyuduğun g eceleri,
Paylaştığın her anının, odanın duvarlarını yalayıp geçtiğini,
Her sokak lambası altında, titrek yağmur damlalarını saydığını,
Her telefon çaldığında, kalbinin deli gibi çarptığını,
Her gecenin sabahı olmayacak gibi geldiği anları düşün.
Kalbindeki taşı.
Nefes alamayışını.
Neden diye diye, yumruklarını sıka sıka ağladığını
Avuçlarını kanatana kadar, ısırdığını anımsa
Her ayrılık aynı,
Her aşk farklı..
Sen kendini ne sanıyorsun?
Kahraman mı?
Sen sevdiysen, o sevmedi mi?
O üzülmedi mi?

Bir insan aşkından vazgeçerse, ne kadar kahramandır?
Sebepsiz çekip giderken ,ne kadar insandır?.

Aynı işte..

Bak kendini okudun , bitti..
Yazı ile kaldın..
Silersem bunları, hiç olmamış gibi olur mu?

Asla…

Unutma;

Her aşk farklı , her ayrılık aynı da olsa..
Herkesin aşkı ölümsüz , her yok oluş bir bütünde olsa..
Her anı seni sarsa , her gün bir yıl olsa da..

İzleri geçmez..

Sen ne yaparsan yap, iyileri değil, kötüleri görürsün yastığının altında.
Sen sen olmayı öğrendiğinde , çok acı çektin..

Artık çok geç..

Bir kere alıştın acımaya , bu saatten sonra ki tatlılar ; zehir zemberek..

Üzgünüm…

Her aşk farklı…

Her ayrılık aynı
_________________

artık siteye fasla girmiyom..Ösleyin lem beni.ßß
Başa dön
Kullanıcı profilini gör MSN Messenger
_JaSmiN_



Aktif Üye

Grup : Aktif Üye
Mesajlar: 1976
Başlıklar: 111
Kayıt: Feb 16, 2008

Nerden: ! İzMiT !

MesajTarih: Prş Nis 24, 2008 10:15 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Yalnızlık Kokuyorum Senden Sonra



Ardından su dökülmüş gibiydi sanki. Tekrar tekrar geri dönüp, gözlerine değil yüreğine saplansın ve acıtsın diye canını defalarca hatırlıyordu o anı. Güneş ayı kovalıyor, rüzgar bulutları, mevsimler art arda sıralanıyor, mevsimlerle birlikte doğa değişiyor, zaman değişiyor, insan değişiyor… gözlerinde kalan ıslaklık ise hala duruyordu.

Bedenindeki kış gibi mevsimde azmıştı, şiddetini arttırmıştı. Günlerin gecelere bitişik olduğu o mevsim… Sabahın akşama hemencecik kavuştuğu o mevsim… Hani sisli puslu loş karanlık günlerde sabah oldu derken akşam bitiverir gözünüzde… Gökler kapalıdır, güneşi pek göremediğiniz o günlerde… O günler de zindanda geçer gibi sıkıntılıdır. Göklerin suyunu dondururken, pamuk tanesi yapıp yeryüzüne gönderirken, insanların kalplerini taşa çevirdiği mevsim…

Gazetelerde, haberlerde her gün yeni bir donarak ölme haberi çarpıyordu gözlerine. İnanmıyordu her nedense bedenlerin öldüğüne! Ölüm kelimesini her duyduğunda sorguluyordu: ‘Öldü mü? Öldü! Anlamı ne bu sözcüğün? Beslediği saygı mı, sevgi mi?… düşünceleri, eseri mi?… Başkalarında uyandırmış olduğu duygular mı söndü yoksa? Ya da cesur, mert, yürekli, namuslu bir insanın görüntüsü mü siliniyor? Yoksa bunların hepsi mi? Hayır, hayır! Bunlar asla ölmez! Bir insanı ölmekle itham etmek bu kadar kolay olmamalı. Dudaklar belki ölür! Sözler yaşar ve hayatta kalanların yüreğinde ‘Öldü’ denilen insan sonsuza dek yaşayacaktır!’

Donduğunun farkındaydı yokluğunda. Göz açıp kapanıncaya kadar geçmiş olan zaman içerisinde, yokluğunda satırlara yalnız başına yazdığı, el ele tutuşturduğu kelimelerin arasına sakladığı, kimsenin görmesini, bilmesini istemediği özlemi solumuştu. Her nefeste… ve her nefes verişte can çekişen ruhunun teslimiyetine dair dualar ediyordu yalvarırcasına. Biliyordu ki, akacak tek bir damla yaş, onun ruhunu içinde bulunduğu ızdıraptan kurtaracak, özgürce ait olduğunu düşündüğü dünyasına uçacak, silik bir yazı gibi kalacaktı hafızalarda. Bir daha anılmamacasına!

Biliyordu çünkü. Kaybettiklerinin sınırlı olmadığını. Görünmeyen onca şeyi kaybetmişti ki, her gün listesine yeni bir madde ekleniyordu. Somut maddelerin ardından soyutları sıralamaya başlamıştı… Biliyordu; çünkü ne kadar zamandır evinin kapısı çalınmamış, evin içerisine sinmiş rutubet, sigara, alkol kokusuna öyle bağışıklık kazanmış, dışarı adımını atıp biraz hayata karışıp yalnızlığından, havasızlığından ve yaşantısızlığından kurtulmak için adımını dahi dışarı atmamıştı. O kapı hiç açılmamıştı.

Kendi dahil tanıyan herkes bedeninin yaşadığını, ruhunun ızdırapla can çekiştiğini ve son nefesini vermek üzere olduğunu biliyordu. Yaşamak… Uzamış saçlarıyla karışmış sakallarının arasında hangi canlıların yaşadığı belli değildi. Yapış yapış saçları karışıktı. Dönmeyişinin aramayışının ardından yüzüne derin bir çizgi atılmaktaydı. Gözleri çukurlarına kaçmış, morarmış, kararmış göz çevresindeki renklerde görüyordu her şeyi. İçtiği alkol ve sigara dişlerini ömrünü doldurmuş ve devrilmek üzere olan ağaç gövdelerine çevirmişti. Nefesinin kokusuyla iğrençleşen evin havası, yaşamış olduğu yalnızlığın hediyesiydi ona. Ellerinin üzeri bile nasır kaplamıştı; duvarlardaki kurumuş kan izlerinden… Tırnakları uzamış, araları pislikten ve kurumuş kan lekelerinden kararmıştı.

Umudu yoktu artık. Tek kurtuluş yolunun bu esarete izin vermek olduğuna inanıyordu. İlk defa o zaman, onun gözünün önünde birinin son nefesini vereceğine inanıyordu. Aynaya baktığında yansıyan yüzünde katil birini görebilirdi. Ve böylece onun bedeninin herhangi bir yerine ölü kanı bulaşacağını düşünüyordu. İlk defa yıkılmış ve yakılmış hayatlar göreceğini…

Oysa ona duymuş olduğu sevgi esaretinden değil, özgürlüğündendi. Onca kadının arasından ona akan, onun için atan yüreğinin özgürlüğünden…
_________________

artık siteye fasla girmiyom..Ösleyin lem beni.ßß
Başa dön
Kullanıcı profilini gör MSN Messenger
_JaSmiN_



Aktif Üye

Grup : Aktif Üye
Mesajlar: 1976
Başlıklar: 111
Kayıt: Feb 16, 2008

Nerden: ! İzMiT !

MesajTarih: Prş Nis 24, 2008 10:21 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Yokluğunu Varlığa Çevirdiğim Sevdam



Kırgın düşlerimden uzak, kırgın kalbimi avutuyorum. Kimbilir kaç zaman geçti sensiz, sayamadığım.. Senden uzak, sesinden uzak… Bir kez dokunamadığıma mı yansaydım sana, yoksa sesinden uzak kaldığıma mı, hangisi daha çok canımı yakıyordu..anlayamadım.

Yıllardır içimdeydin, belki de asırlardır.. belki de doğmadan önce de biliyordum seni. Hep beklediğimdin sen, ama sana bunu anlatamadım..

Ben geldikçe, kaçanım oldun.. içini bilmediğim, yüreğini görmediğim sevdanın, kekremsi tadı oldun dilimde.. bıkmadan usanmadan sevgimi anlattığım, kağıtlar tükenip de kalemimin kırıldığı an da bile beni düşündüğünü umut ederek, yeniden yazmaya koyulduğum adını bile koyamadığım sevdam oldun. Benim için çok şey oldun, ama ben senin için hiçbir şey oldum..

Kaç kopuş yaşadım bunca senedir.. Şerha şerha bölündü ruhumla birlikte kalbim. Dayandım…dayandım da bir senden kopuşuma dayanamadım.. Ama olsun be gülüm, ayrılığı bile senden diye, sevdim ben..

Hep beni sevdiğini hayal ettim, belki de sevmedin.. ama ben hep hayal ettim. Hayalin bile güzeldi, bozmaya kıyamadım.. Beni kırdığın zamanlarda bu hayale sarıldım sımsıkı, seni kolay affetmelerim de bu yüzdendi zaten.

Gözyaşlarım akarken sessizce yanaklarımdan, onları bile sevdim, çünkü onlar sana aitti. Seni kaç gece döktüm gözlerimden bilmem, sayamadım..

Sesini hapsettim beynimin tüm hücrelerine. Özledikçe, çıkarıyorum sesini. Kapatıp gözlerimi, seni düşünüyorum yanımdaymışsın gibi. Hep kızdın bana belki de seni sevdiğim için, nedenini anlamadığım kızgınlıklarının tümünü bana yönelttin her zaman. Bilemedin, bilemedin senden bir şey istemediğimi. Bırakmadın beni, seni özgürce sevemedim. Seni senden gizli sevdim.

Gittin, yoksun hayatımda. Artık gizlemiyorum duygularımı, özgürce seviyorum seni. Gözyaşlarımı hergün avucumda biriktiriyorum, sonra öpüyorum onları bir bir, seni öpercesine.

Gittin ve ben, gitme kal benimle diyemedim sana. O kadar istekliydin ki gitmek için, dur diyemedim sana. İçim yandı da yine de kal diyemedim umursuz bakışlım.. Ardından bakarken, sessiz çığlıklarla bağırdım… duysaydın çığlıklarımı yine de gider miydin? Kulaklarını kapatabilirdin belki, ya kalbini kapatabilir miydin bana? hiç bilemedim…

Gitmen, seni sevmemi engellemiyor anla artık. Sen yokluğunda da varlığımsın.. hiç gelmeyecek olsan da bundan sonra, yine de varlığım kalacaksın. Seni hep beklemiştim asırlardan bu yana..geldin varlığınla beni mutlu ettin. Şimdi gittin, yokluğunla bile mutlu ediyorsun. Çünkü senden bana kalan şey o kadar güzel, o kadar özel ki..

Gel demiyorum sana, demeyeceğim..
Gittiğin yerde mutluysan eğer, bu da bana yeter.
Sesinden mahrum kalmışım ne çıkar, senin özleminle her gün canım daha bir yanmış ne çıkar..
_________________

artık siteye fasla girmiyom..Ösleyin lem beni.ßß
Başa dön
Kullanıcı profilini gör MSN Messenger
_JaSmiN_



Aktif Üye

Grup : Aktif Üye
Mesajlar: 1976
Başlıklar: 111
Kayıt: Feb 16, 2008

Nerden: ! İzMiT !

MesajTarih: Prş Nis 24, 2008 10:22 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Son (İntihar Mektubu)


Tüm sonlar yeni bir başlangıcın habercisidir derler hep. Düşününce hak veriyorum. Öyle ya! Biten bir aşktan arta kalan son şeydim ben…

Yeni bir hayata başlamıştım ondan ayrıldıktan sonra. Yeni arkadaşlarım olmuştu, yenilerini sevmiştim. Hayat, şartların en zor olduğu dönemde, çıkmazların ortasında öyle güzellikler sunmuştu ki bana.

Üniversiteyi bitirir bitirmez iş bulmuştum. Hem de iyi bir iş. Bende adına çalıştığım şirkette mutluydu bu beraberlikten. Geçip giden seneler beni kariyerimin zirvesine taşımıştı. Bu arada bir kız sevmiş onunla evlenmiştim. Tüm bunlara birde küçük kızımız eklenince mutluluğu tanımlayan kavramların içi boş kalmıştı. Hayat ondan beklediğimin belki de on mislini sunmuştu bana.

Oysa ayrıldığımız gün nasılda kahretmiştim hayata. Ağzıma gelen tüm küfürleri saymıştım. İsyan bayraklarım zirvedeydi. Allah‘ın varlığını beklide ilk kez o gün inkâr ettim. Kendimi öldürmeyi bile düşündüm o gün… Hayatımın anlamısın demiştim ona. Ve o yüklenip götürünce bütün anlamları yanında anlamsız bir hayatın kahramanı bulmuştum kendimi bir anda. Ben ona çok anlam yüklemiştim oysa yalnızlığın anlamı kalmıştı avuçlarımda.

O ise o kadar rahattı ki ayrılalım derken. Okul kantininde gözlerimin içine bakarak öyle bir söyledi ki bu son sözünü, vicdanı olan tüm yürekler titrer, ağlamayı bilen tüm gözler kururdu. Zaman durmuştu artık, etrafımdaki bütün sesler kesilmişti. Kulaklarım sadece onun söyleyeceklerine kilitlenmiş sabırsızca bekliyorlardı. Savaş meydanında garip bir asker gibiydim. Vurmaya hazırdım, vurulmaya hazırdım. Oysa ben ne vurmak istiyordum ne de vurulmak. Ben aşkla yoğrulmak istiyordum sadece. Gergindi anlamıştım, kötü bir şeyler söyleyeceği belliydi. Önüne eğdiği başını kaldırdı önce. Sonra şu sözler döküldü susunca açmamış bir goncaya benzeyen dudaklarından. ‘insan hayatının bazı dönemlerinde birtakım arayışlar içine girer. İşte ben de o arayışlardan birini yaşıyorum şu an. Senle geçirdiğim onca güzel günleri inkâr edecek değilim. Ama sıkıldım ben bu sevdadan. Heyecanını yitirdi bu aşk, monotonlaşmaya başladı. Şu andan itibaren birlikteliğimizi iki arkadaş boyutuna indirgemek istiyorum. Ne söylenebilirdi ki bu sözler üzerine. Yıllardır tüm masum ve güzel duyguların üzerine kurulmuş bir aşk onun tarafından feshedilmişti. Kafamdaki tüm soru işaretleri yerini ünlemlere bırakmıştı. Kısa bir durgunluk anından sonra şu soruyu sordum; sence bu mutlu bir son mu olacak ? Düşündü, ellerimi tuttu ve ‘ benim için evet ‘ dedi. İçimdeki tüm hayırlara rağmen ateşe kesmiş ellerimi çektim ellerinden. Gözlerine baktım sonra. İçimdeki yangın öle bir sardı ki vucudumu farkına varmasın diye gözlerimdeki alevlerin, göz yaşlarımla söndürdüm onları. Bir anda kaçırıp gözlerimi, umarım dedim emarım mutlu olursun.

O bu sevdadan vazgeçince ortadaki aşk sözcüğü de anlamını yitirmişti. Biten bir aşktan geriye sadece ben kalmıştım. Muammaların ortasında bir deli yürek. Yola düşerken yolda düşmüştüm.

Üniversite bittikten sonra ondan hiç haber almamaya başlamıştım. Numarasını değiştirdiği için onu her aradığımda karşıdakinin ruh halini düşünmeksizin yapılmış bir bant kaydında konuşan kadınla muhatap olmak zorunda kalıyordum.oysa bu kadının sevgilisi çok şanslı olmalıydı. Çünkü telefonu kapalıyken bile sevdiğinin sesini duymak herkese nasip olmuyordu. Tüm ulaşılamayan numaralarda sevdiğini sesini duymak güzel şey olmalıydı. Ama ben duymak istediğim sesi duyamamıştım hiç.

Yeni bir sevdaya tutulduğunu duymuştum ortak bir arkadaşımızdan. Puro ve içkiden iyi anlıyormuş. Eğlenmeyi biliyormuş. Gece hayatının önde gidenlerindenmiş. Her türlü ortama kolaylıkla uyum sağlayabiliyormuş. Kısacası bende olmayan her şeyi bulmuştu bu yeni sevdada. Birkaç yıl sonra evlendiklerini öğrendim yine aynı arkadaştan. Çok güzel oldu düğün dedi, çok eğlendik.

İki gün önceydi; evimin en güzel köşelerinden birinde eşim ve kızımla televizyon seyrederken öğrendim acı haberi. Şöyle diyordu spiker ‘ …. Adındaki kadın Ortaköy’deki evinde ölü olarak bulundu. Kadının intihardan önce yazdığı mektubu bulan polisler basına bu konu hakkında bilgi vermedi. Ancak sızan haberler kadının mektubunda kocasını suçladığı yolunda. Donup kalmıştım. Bu oydu, kendini öldürmüştü. Artık beyaz bir perdede kocaman siyah harflerle son yazıyordu. O anda aklıma ona kantinde sorduğum soru ve cevap gelmişti. Mutlu son ha! evet mutlu son. Ama benim için.

Kapının çalan zili uyandırdı beni dalgınlığımdan. Kapıyı açtığımda iki polis memuru karakola gitmemiz gerektiğini söylüyorlardı. Telaşlanan eşime meraklanmamasını söyleyerek karakola gittim. İntihar hakkında çağırıldığımı tahmin etmiştim. Ama onca zaman sonra ki tüm bağlar kopmuşken neden… Komiserin karşına çıkarıldığımda bana intihar vakasında söz etti bir süre. Sonra …. Ölümünden hemen önce iki mektup hazırlamış. Birisine kendisini ölüme kocasının sürüklediğini yazmış,ikincini üzerine de sizin adınızı yazıp size ulaştırılmasını istemiş deyip zarfı bana uzattı . Anlamakta güçlük çekiyordum, şaşkınlığım hat safhadaydı. Zarfı açtığımda tüylerim diken diken oldu. Zira çok sevimli bir kız çocuğu harika bir tebessümle bana bakıyordu. Resmin altında ise kızına benim adımı koyduğun için teşekkür ediyorum yazıyordu…
_________________

artık siteye fasla girmiyom..Ösleyin lem beni.ßß
Başa dön
Kullanıcı profilini gör MSN Messenger
_JaSmiN_



Aktif Üye

Grup : Aktif Üye
Mesajlar: 1976
Başlıklar: 111
Kayıt: Feb 16, 2008

Nerden: ! İzMiT !

MesajTarih: Prş Nis 24, 2008 10:22 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Sevgilim’e



Bana sakın kızma biricik, başaramadım! Bu aşkı tek kalpte taşıyamadım..

Sakın suçlama kendini, bütün bu olanların suçlusu benim, çünkü hiçbir zaman güçlü bir insan olmayı başaramadım..

Çok düşündüm inan bana! Ve en sonunda bir gün sensiz ölmektense senin sevgilin olarak ölmek istedim.. Dilim son kez sana ’seni seviyorum’ desin istedim..

Seni çok sevdim ben biliyor musun? Aklının alamayacağı, hayalinin yetemeyeceği kadar çok sevdim, her zaman da seveceğim.. Bu yolu seçtim çünkü başka hiçbir şeyin beni senden ayırmasına tahammül edemezdim..

Ancak ölüm ayırırdı beni senden, o ayırdı.. Hiçbir şey için üzülmüyorum inan bana, ve hiç te acı duymayacağım ölürken..

Tek üzüldüğüm sana bir daha seni ne çok sevdiğimi söylememek olacak, ama sen bileceksin değil mi sevgilim? Seni severek hayatımın sonlandığını ve gittiğim yerlerde de hep seni sevmeye devam edeceğimi bileceksin değil mi..?

Hiç unutma ne olur..

Sen; o her şeyin en iyisine, en güzeline layık insan, hep mutlu ol olur mu? Senin her zaman gülümsediğini görmek istiyorum gittiğim yerlerden..

Belki gelinlik giyemedim, saçıma duvak takamadım ama mutsuz değilim sevgilim.. İnan her şeye rağmen çok mutluydum seninle.. Pişman da değilim yaşadığımız hiçbir şeyden..

Bu satırları okurken neler hissedeceksin bilmiyorum ama yalvarırım benim için üzülme.. Sakın ağlama.. Senin gözyaşına dayanamam bilirsin.. Benim melek yüzlü sevgilim dilerim hayatın boyunca her zaman çok ama çok mutlu olursun.. Bundan böyle yanında olamayacak olsam da gökyüzünde seni koruyacak olan biri var unutma..
_________________

artık siteye fasla girmiyom..Ösleyin lem beni.ßß
Başa dön
Kullanıcı profilini gör MSN Messenger
_JaSmiN_



Aktif Üye

Grup : Aktif Üye
Mesajlar: 1976
Başlıklar: 111
Kayıt: Feb 16, 2008

Nerden: ! İzMiT !

MesajTarih: Prş Nis 24, 2008 10:23 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Hoşçakal Sevgilim


Ben veda etmeyi pek beceremem. Duygularımı da pek açığa vuramam zaten, hele bu veda çok daha zor geliyor. Aslında hiç böyle bir son görüşmeye gerek yoktu. Ama insanın kanı durmuyor işte., ne varsa bu son anlarda.?

Senden hatırlamanı bile istemiyorum., sadece temizliği ve saflığı yaşatalım bu aşkı kalbimizin bir kuytu köşesinde!…

Ne güzel başlamıştı. İkimizde gençtik deli doluyduk, coşkunluğumuzun son safhasında kanımızın kaynadığı bir anda gördük birbirimizi, sevdalandık.

Geceler boyu uykusuz kaldık birbirimizi düşünmekten, en güzel heyecanları, en güzel bakışları yaşadık. Hemen aşkı yaşadık, zamanı durdurup utançları ve sitemleri yaşadık. Kavgaların en güzellerini de biz yaptık. Çünkü barışmakta ayrı bir zevk veriyordu bize.

Sevdik, sevildik, doruğuna vardık kutsal duyguların.Aşk yeminleri ettik tutamayacağımızı bile bile. Günlerce aylarca yalnız ikimiz varmış gibi yaşadık. Ne alaylı bakan gözlere, ne karşı çıkan büyüklere, ne de dost sözüne aldandık. Kendi ateşimizde yandık, en önemlisi birbirimizi anladık.

Romantik şarkıları serin aksam üstüleri yaşadık seninle. En güzel çiçekleri verdin bana. Rüyalarda bile hep ikimiz vardık. Gerçek aşkı tattık bunu sende biliyorsun.

Öyleyse hep aynı duygularla kalmalı değil mi? Biz birlikte olmasak da… güzel başlayan çok güzel yaşanan bu aşkı aynı temiz duygularla bitirmeliyiz. Şimdi de ayrılığın en güzelini en acısını yine biz yaşıyoruz…

Ne dersin bu da Allah’ın bir lütfü değil mi bize? Lütfen ağlama. Neden benimkilerle yarışıyor göz yaşların? Sen benim güçlü kocaman sevgilim değil misin? Güçlüsündür sen… seni hep böyle hatırlamak istiyorum, haydi sil gözyaşlarını. Hava da kararmak üzere, zaman bize hep acımasızdı zaten. Yine öyle çabuk olmamızı istiyor herhalde.

Sana bir şey söylemek istiyorum. Mavi gömleğin sana çok yakışıyor bir daha kız tavlamaya niyetlenirsen bu sözlerim aklında bulunsun. Bir de küçük bir istek arkana dönüp bakma tamam mı her şey burada bitsin, hoşça kal…
_________________

artık siteye fasla girmiyom..Ösleyin lem beni.ßß
Başa dön
Kullanıcı profilini gör MSN Messenger
_JaSmiN_



Aktif Üye

Grup : Aktif Üye
Mesajlar: 1976
Başlıklar: 111
Kayıt: Feb 16, 2008

Nerden: ! İzMiT !

MesajTarih: Prş Nis 24, 2008 10:24 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Aldatıldım



“Aldattım… ”

Bir sözcük insanın gözünün önüne neler getirebilir? Peki aldatılmak?



Sessizlik…

İnsan insanı nasıl aldatır? Sevgilinizin bir başkasının kollarında zevk çığlıkları atması mıdır aldatılmak yoksa en yakınızdakilerin yalan söylemesi mi? Yahut yalnız bırakılmak mıdır aldatılmak¿

Gözleri doldu…

Kafası öne eğikti ikisinin de…

“Aldattım”ımı mı duymak daha kötü yoksa peşinden “özür dilerim”i mi duymamak? Nedamet gözyaşları ile avunur muydu bu dolu gözler?

Parçalanmış kalbinde gözlerinden dökülemeyen yaşların oluşturduğu anaforda ufalanıyordu hayatı ve hayalleri…

Ama beklenmedik bir şey oldu.

“Kanatsız da uçabilirim…” dedi.

Ve tek başına kanatsız da olsa uçmaya devam etti. O bir melek değildi, kanatsız da uçabilirdi…
_________________

artık siteye fasla girmiyom..Ösleyin lem beni.ßß
Başa dön
Kullanıcı profilini gör MSN Messenger
_JaSmiN_



Aktif Üye

Grup : Aktif Üye
Mesajlar: 1976
Başlıklar: 111
Kayıt: Feb 16, 2008

Nerden: ! İzMiT !

MesajTarih: Prş Nis 24, 2008 10:24 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Ayrılmak



Bugünlerde zihnimde dönüp dolaşan, ruhumda esip geçen tek bir şey var: ayrılık… Ben küçükken bir arkadaşım “Her güzel şeyin bir sonu vardır” demişti, o an ona çok kızmıştım ama yüreğime oturmıştu bu söz. Ayrılık korkusu sanırım o gün ilk defa ruhuma yerleşmeye başladı. Hayatıma değer verdiğim dostlar girdikçe de hissettirmeden kök salmaya başladı bu korku ama bilirsiniz korkunun ecele faydası yoktur. Ben de herkes g